Hıristiyanlığın kutsal kenti adeta bir sirke, dahası bir geneleve dönüşmüştü; adına cumhuriyet dense de bir cumhuriyet değildi; silahlı çetelerin saldırısına, şiddet ve yağmaya uğruyordu. Din adamları laik yargının dışında kaldıklarından, gözü dönmüş haydut çetelerine başkanlık ediyor, elde kılıç soyuyor, günah iş-liyor, haksız kazanca dayalı ticaret örgütlüyorlardı.