İnsanda insan olmayan engin bir parça vardı...Dahası sanki asıl bu, insanı korkutan bu taşkınlık, bu dirilik, bu canlılık, bu insan olmayan güç, buydu bize yaşam gücünü veren, uluyan, coşan, savaşan ya da ölen hayvan, bizde titreşen bitki, yumuşakça salınan ot, bu geniş çimenlik, bu büyüyen, fısıldayan ağaçlar, kabaran, çekilen sular, esen, okşayan, içe serin bir ılıklıkla dolan rüzgar, sanki asıl ne kadar bu parçayı büyütebilirsek, ne kadar çok insan olmayan yanımızı çoğaltırsak o kadar insan olacaktık.