Düşüncelerimi toplamak için kendimi yatağa attım. Gerçi düşünceleri toplamak için demek kolay. Ama insanın düşüncelerini dört bir yana kovaladığı anlar da vardır. Sonra bir masaya veya tabureye dönüşür. Ve değişim zamanı gelene dek tabure veya masa olur. Çünkü bir elinden öbürüne, sonsuza kadar, kum akıtır gibidir adeta.
Söylemediğimiz her söz için günah işlemiş gibi pişmanlık çekeceğiz. Ama artık çok geç olmuş olacak. Bu söylenmemiş sözlerin kaçı insanla birlikte ölecek, çürüyecek, ne acısına ne belleğine bir yararı olacak. Öyleyse neden birbirimizi her şeyin üstünde susturalım?
Gerçi yaşayacak bir şey olması o kadar önemli mi? Belki de her şey boş, insan sadece boşa kürek çekmeyi seviyor. Kim bilir, yaşamak, Tanrı'nın buyurmayı unuttuğu on birinci emirdir belki.
"Taş taş üstünde/Taşın üstünde taş." Bu dünyadan göçerken, tüm şarkılar içinde bir tek bunu seçerdim. Yaşamımda duyduğum tüm parçalar içinde bir tek bunu.