“ Ayrılıktan doğan hüzün birden değil yavaş yavaş kaplar içimizi. En başta kimi yitirdiğimizi biliriz fakat sonrasında o kişi de neyi yitirdiğimizi fark ederiz. Bu farkındalıkla güzel günlerin sevinçlerini ve hayallerin artık yaşanmayacağını bilmek en büyük kayba ve acıya dönüşür. ”
Duygularımız, bizde adları olmadığı için yabancılar gibi geçer çıkıp gider hayatımızdan. Tanımayız ve korkarız onlardan. Sadece birkaçına aşina olmuşuz, pek azıyla ülfet etmişizdir..
Bilmek başka tanımak başkadır. Bilmek için görmen kafi lakin tanımak için bakman gerekir. Bilmek için duyman kafi lakin tanımak için dinlemen gerekir. Yani bilirsin lakin tanıyamazsın..