9/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2026 99. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 23:27
Zodyak Akademi #3: Hesaplaşma Serinin şimdiye kadarki en sürükleyici kitaplarından biri oldu benim için. İlk kitapta dünyayı ve karakterleri tanırken, ikinci kitapta olayların büyümeye başladığını görmüştük. Bu kitapta ise hem karakterler arasındaki ilişkiler derinleşiyor hem de Solaria'nın karanlık yüzü yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Okurken bir an bile duraksamadım; sürekli yeni bir olay, yeni bir sır ya da yeni bir tehlike ortaya çıktı. Kitabın merkezinde yer alan Cehennem Haftası başlı başına oldukça sinir bozucuydu. Üst sınıfların birinci sınıflara istedikleri gibi eziyet edebilmesi zaten başlı başına adaletsiz bir sistem. Ancak bu süreçte Darcy ve Tory'nin pes etmemesi, her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışmaları ve güçlenmeleri çok hoşuma gitti. Özellikle dört element sınavında gösterdikleri gelişim, ilk kitaptaki hallerini düşündüğümde ne kadar yol katettiklerini gösteriyordu. Karakterler açısından da oldukça dolu bir kitaptı. Darcy ve Orion arasındaki ilişki giderek daha güçlü ve daha karmaşık bir hâl alıyor. Aralarındaki yasak çekim ve birbirlerine duydukları güven hikâyeye ayrı bir heyecan katıyor. Tory ve Darius cephesinde ise tam anlamıyla bir duygu savaşı yaşanıyor. Birbirlerinden nefret etmek isterken aynı zamanda birbirlerine karşı koyamamaları, ilişkilerini serinin en ilgi çekici noktalarından biri hâline getiriyor. Darius'un bazı davranışları beni sinirlendirse de karakterinin iç çatışmalarını görmek oldukça etkileyiciydi. Bu kitapta Caleb'e karşı duygularım da sürekli değişti. Tory'ye olan bağlılığı, onu korumaya çalışması ve bazı anlarda gösterdiği sadakat gerçekten hoşuma gitti. Ancak Varislerin etkisinden çıkamayıp yaptığı bazı şeyler yüzünden ona kızmadan da edemedim. Seth ve Max ise hâlâ sevemediğim karakterler arasında yer alıyor. Özellikle bazı
HesaplaşmaSusanne Valenti · Olimpos Yayınları · 20263 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
Kitap Adı: Ev Yapımı Bir Paraşüt Yazar: Berrak Yurdakul Sayfa Sayısı: 210 Tür: Kişisel Gelişim Bu, okuduğum Berrak Yurdakul’un ilk kitabıydı. Yazar, kitabı güzel, eğlenceli ve akıcı bir dille kaleme almış. Sayfalar ilerledikçe hem düşündürüyor hem de farkındalık yaratıyor. Kitapta, belki daha önce hiç üzerine düşünmediğimiz ya da zaman ayıramadığımız birçok konu önümüze çıkıyor. Benzer kişisel gelişim kitaplarının içeriklerinden farklı olarak, roman tadında ama kişisel gelişim türünde yazılmış. Bu yönüyle okumayı daha keyifli hale getiriyor. Yazarın ana mesajı ise bence çok anlamlı: “Herkes kendi paraşütünü yapsa, başkasının onu kurtarmasını beklemesine gerek kalmazdı.” Bu kadar spoiler yeter, şimdi kitaptan birkaç alıntı bırakayım: -Çeşitli ıstıraplar insanların içlerine çok başlı canavarlar gibi gelip yerleşirler ve daima oradalar. -Eğer zihnin girdaplarından kurtulmak için gayret göstermezsen, kapana kısılıp kalırsın. -Zihni eğitmek, onun nasıl çalıştığını anlamak demektir. -Sıradan zihin olaylarla ilgilenir; uyanık ve eğitimli bir zihin ise kendisiyle ilgilenir. -Hayat sabırlıdır, sizin uyanmanızı ve ona katılmanızı bekler. -Dünyanın dört bir yanı, başkalarını izleyen insanlarla doludur. -Kendinize geçmişte yaptığınız hatalar yüzünden eziyet etmeyi bırakın. -Aslında sizin gerçek düşmanlarınız, içinizde büyütüp beslediğiniz öfke ve nefret duygularıdır. -Dünyaya ve insanlara gerçekten faydalı olmak istiyorsanız, uyanın. Son olarak, farklı yazarların kitaplarına arada bir şans vermenizi öneririm. Bu da benden bir not olsun: “İnsan kendi zihnini beslerse, zihni de ona uyum sağlar.” Aylin Özgür
1000Kitap
Ev Yapımı Bir ParaşütBerrak Yurdakul · Destek Yayınları · 20191,136 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 17:48
GÜN BATIMI YASAKLARI ~ JAYNE COWIE İçerik; ️Distopik polisiye ️Tersiye dünya duzeni ️Kadın egemen bir toplum ️Erkekler için geçerli katı kurallar ️Parkta bulunan bir kadın cesedi ️Annesine kızgın bir genç kız ️Toplumsal normlar, yıkılan tabular ️Feminist bir bakış ️320 sayfa Selam dostlar. #günbatımıyasakları nı bitirdim ve gerçekten harikaydı. Erkek egemen toplumsal düzen bir ölumle bir gecede tersine dönerse ve düzen artık kadınların eline geçerse ne olur? İşte bu kitapta da böylesi bir distopik konu işleniyor. Hayali bile uçuk Gün Batımı Yasakları kadınlara özgürlük veren fakat erkeklere belli bir saatten sonra dışarı çıkması yasak olan, çalışma hayatında kadınlara öncelik verilen, ailede, çocuk bakımında kadınların beyanını esas alan bir kurallar silsilesidir. Bu kurallardan sonra öldürülen kadınların sayıları büyük oranda düşmüştür. Cass’in annesi kamuda bir kelepçeci ve babası da Gün Batımı Yasakları’nı çiğneyen biri olarak hapistedir. Babasının hapse girmesine sebep gördüğü annesinden ölesiye nefret eder. Fakat babasının cezası bitip hapisten çıkınca her şey değişecektir. Artık annesiyle değil babasıyla yaşamayı düşünür. Bir gün annesinin iş yerine gittiğinde eline bir kelepçe anahtarı geçer. Onu geri vermez, saklar. Belki ölesiye nefret ettiği bu yasakları delmenin cazibesi onu teşvik etmiştir. Zira onun gözünde erkekler zulüm altındadır. Peki yaptığı doğru mudur? Yasaklar gerçekten onları koruyor mudur yoksa bireylerin kararları önünde kocaman bir duvar mı örüyordur? Konusu ve kurgusuyla merakla kendini okutan, “Acaba her şey tersine olsaydı daha mı güvende olurduk yoksa güç karşısında iyice düzeni mi bozardık?” diye sorgulatan bir kitap oldu. Hayali bir güzeldi ama söyleyeyim Siz de böyle tersine dünya düzeni temalı kitaplar okumayı ve cinayeti çözerken
Gün Batımı YasaklarıJayne Cowie · 25M2 Kitap · 20261 okunma
5/10
·240 syf.··
2023 9. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2023 00:00
tek kelimeyle okumakta bu kadar zorlandığım nadir kitaplardan olarak tarihe geçti. ölü canlar ile yarıştı resmen. neyinden bu kadar nefret ettim bilmiyorum. aradığımı bulamadım bir türlü. hikaye hiç derinleşmemiş. herşey yüzeysel. bir sürü olay oluyor. deniz şeytanı - balıkçılar- şeytanın babası - deneyler - adamın kıza aşık olması - kızın başkası ile evlenmesi. sırala sırala bitmiyor. bunun haricinde dili akıcı, normalde kolay okunabilir bir kitap aslında. 13-15 yaş arasında belki daha etkili bir kitap olabilirdi. benim için sınıfta kaldı.
Su AdamıAleksandr Belyaev · İthaki Yayınları · 20174,487 okunma
Konuşmalar 1921-1941
Puan vermedi·246 syf.·
2026 22. kitabı
Adolf Hitler'in mitinglerini kapsayan konuşmalar kitabı çok iyi bir kitap. Zaten eğer yabancı çeviri aramıyorsanız, Türkçe çeviri arıyorsanız bu kulvarda yarışabilecek pek farklı bir kaynak yok. Kitap 1921'den 1941'e kadar, yani savaşın başlamasına kadar sürüyor; oradaki mitingleri kapsıyor. Kitabın sonuna doğru Polonya Savaşı başlıyor ve Rus Savaşı'na yaklaşıyor. Bu noktada Adolf Hitler'in halkı nasıl motive ettiğini, nasıl kendine bağladığını öğrenmek; savaş hâlindeki bir millete nasıl hitap edildiğini anlamak iyi ve yararlı. Çünkü bu işin zirvesi Adolf Hitler'dir. Hitler'in bu konuşmadaki etkileyicilik ve hitabet yeteneği bakımından etkilendiği kişi, Avusturya'nın Viyana Belediye Başkanı Lueger'dir. Hitler onun hitabetinden etkileniyor ve bunu kendine uyarlıyor. Kendisinden nefret etmesine rağmen ona hayran kalıyor ve ileride onun görüşlerini de benimsiyor. Bu bakımdan bu kitabın ardından Lueger'in konuşmalarını incelerseniz hitabet yeteneğindeki benzerliği de görebilirsiniz. Bu bakımdan da güzel bir kaynak. Hitler bu kitapta derin düşüncelerini söylemiyor. Bu kitap halka, işçilere, bazen de askerlere yapılan konuşmalarla ve mitinglerle dolu. Bu yüzden Adolf Hitler'in gerçek düşüncelerini öğrenmek istiyorsanız farklı kaynaklara bakmanızı öneririm. Bu kaynakta sadece topluma ne gösterdiğini görebiliyorsunuz; burası önemli. Kavgam ve Konuşmalar kitabına bakarsanız büyük ihtimal Hitler için “dindar biri” diyebilirsiniz. Bunu gibi yanlışlara düşmemek için bu kıtabın Hitlerin derin düşüncelerini kapsamadığının farkında olun. Onun dışında piyasadaki en iyi çeviri ve en derli toplu basım. Kesinlikle vakit ayırmaya değer.
Duygu ve Düşünce
Konuşmalar (1921-1941)Adolf Hitler · Mevzu Yayın · 20244 okunma
Hayaller "Mai", Hayatlar "Siyah"
Puan vermedi·
Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil’in Türk edebiyatına kazandırdığı en devasa, en can acıtıcı eserlerden biri bana kalırsa. Servet-i Fünun döneminin o hüzünlü, içe kapanık ve hayalperest ruhunu o kadar iyi yansıtıyor ki, kitabı bitirdiğimde içimde garip bir boşluk ve Ahmet Cemil’e sarılma isteği kaldı. Eğer bu kitaba dair hissettiklerimi kendi kelimelerimle, içimden geldiği gibi dökecek olursam, ortaya tam olarak şunlar çıkıyor: Hayaller "Mai", Hayatlar "Siyah" Kitabın adı zaten bütün hikayeyi özetleyen muazzam bir metafor. Mai" (Mavi), Ahmet Cemil’in o pırıl pırıl, umut dolu hayallerini, edebiyat aşkını, Lamia’ya olan temiz sevgisini ve geleceğe dair beslediği o saf inancı temsil ediyor. "Siyah" ise İstanbul’un o dönemki boğucu, acımasız ve gerçekçi yüzü. Ben hikayeyi okurken resmen Ahmet Cemil’le birlikte o mavi hülyalara daldım, sonra da o siyah gecenin karanlığında onunla birlikte dibe çöktüm. Yazar, idealist bir gencin hayalleriyle gerçeklerin çatışmasını o kadar çiğ, o kadar dürüst anlatmış ki, "Bu devirde de aynısı olmuyor mu zaten?" demekten kendimi alamadım. Ahmet Cemil, bugünün dünyasında da her köşe başında görebileceğimiz, hak ettiği değeri bulamayan o naif ruhlardan biri. Karakterlerle Kurduğum Bağ Ahmet Cemil: Ona kızamadım bile. Evet, bazen fazla pasif, fazla melankolik, hayata karşı fazla savunmasızdı ama o kadar temiz kalpliydi ki... Kız kardeşinin yaşadığı dram, annesinin yükü, kendi içindeki o bitmek bilmeyen edebi sancılar derken, karakterin o omuzlarındaki yükü resmen kendi sırtımda hissettim. Raci: Edebiyat dünyasının o kıskanç, zehirli, insanı aşağı çekmeye çalışan toksik yüzü. Günümüzde de sosyal medyada ya da iş hayatında her gün karşılaştığımız o "Raci"lerden nefret ettim ama varlığını da acı bir şekilde kabullendim. Dil ve Anlatım
Duygu ve Düşünce
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Yakamoz Yayınları · 201634,8bin okunma