Büşra Boruza, bir alıntı ekledi.
18 dk. · Kitabı okuyor · Beğendi

Çok tuhaftır,düşünmem gereken onca şey olmasına karşın Polina ya olan duygularımın analizine dalmıştım. Polina dan uzakta oldugum bu iki hafta , simdi yanında olduğumdan cok daha rahattım. Oysa yolda hep onu düşünmüştüm onu özlemiştim. Düşlerimde bile hep o vardı.

Şimdi bir kez daha soruyorum kendime aynı şeyi "seviyor muyum onu? " . Bir kez daha yanıt vermeye cesaret edemedim bu soruya . Daha doğrusu yüzüncü kez " nefret ediyorum ondan " dedim kendime. Evet nefret ediyorum ondan. Onu boğabilmek için ömrümün yarısını seve seve vereceğim anlarım oluyor bazen özellikle her konuşmamızın sonunda. Yemin ederim, bir hançeri göğsüne yavaş yavaş batirmama izin verseler,sanirim sevinçle kapardım hançeri

Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 47)Kumarbaz, Dostoyevski (Sayfa 47)

Aşk, tarih boyunca nefret karşısında hep kazanmıştır.
Çünkü aşk; umuttur, devrimdir, ülküdür!

Yedi Güzel Adam

Sabahattin Ali
Bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret falan değil. İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile. Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Taşıp dökülecek kadar kendi kendimi doyurduğumu hissediyorum. Kafamda hiçbir şeyle değişilmesi mümkün olmayan muazzam hayaller, bana her şeylerden daha kuvvetli görünen fikirler birbirini kovalıyor.

Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birini arıyorum. Bütün bu beynimden geçen şeyleri teker teker uzun uzun anlatacak birini.

Hani insan gelmek ister.de
Geozlerinden yas
Akmaz! Hani insan
Gulmek isterde yurekten
Gulmez hani insan birini
Bekler o hic gelmez iste
Ozaman olmak istersin ecel
GELMEZ! Neferete
Sevginde daha cok guveniyorum
Cunki nefret sahset olmaz

JuvenâL Outsmart, bir alıntı ekledi.
10 saat önce

narsistik ilişki
Birbirinden nefret ederek yanyana yaşıyor gözükürler ama durum bu değildir.
Kırgınlıklar yerleşmiştir, sözel olarak asla ele alamadıkları ya da uzun süredir ele almadıkları konular hakkında karşılıklı olarak birbirlerine öfkelenirler, özellikle geçmişin tozunu almayı arzulamazlar. Yüzeydeki bu daimi anlaşmazlığa katlanmaktansa gerçek problemlerle yüzleşmek daha acılı ve karmaşık olacaktır.

İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon, Pascal Coudercİkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon, Pascal Couderc
tahta kitap, Yeraltından Notlar'ı inceledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitap çok yoğun olduğu için içinde birden fazla izlek bulundurmaktadır. Ben sadece bir yönden değerlendirme yapacağım.

Bu anlatı, her şeyden önce, ömrü boyunca "adam" yerine konulmak istenen karakterimizin girdiği mücadelelerden nasıl yenilgiyle ayrıldığını anlatması açısından oldukça ilgi çekicidir.

Alfred Adler'in Dostoyevski'den çok sonraları üzerinde duracağı aşağılık duygusu ve bu duygunun insan davranışlarına etkisi bu anlatıda belirgin şekilde ortaya çıkar. Kahramanımızın Subay'la ilgili maceraları genelde Subay'ın onu adam yerine koymaması üzerine kuruludur. Sonra uşağıyla olan ilişkisine baktığımızda, yine, bir üstünlük kurma çabası içindedir. Arkadaşlarıyla yemeğe gitmesinin temel nedeni "ne kadar önemli ve derin bir insan olduğunu" onlara kanıtlamak içindir. Lisa ile olan ilişkisi de kızı kendine muhtaç, aşık ya da hayran etme çabasına dayanmaktadır. Fakat bu çabaların hepsinde başarısız olmuştur.

Adam yerine konulmadığı gibi çoğunlukla aşağılanmıştır. Aşağılandıkça kendinden nefret etmiş, kendinden nefret ettikçe kibirlenmiş, kibirlendikçe toplumdan uzaklaşıp yeraltına inmiştir. Ama toplum ona istediği alakayı gösterse hemen topluma karışacak ve her şeyi unutacaktır. Belki bu sevgi ve ilgi de onu boğacaktır.

Bu kitabı beş yılda bir okumanız, kitabın derinliğine vakıf olabilme şansınızı arttıracaktır. Bir seferde okunup sindirilebilecek bir kitap değil. Son olarak bir alıntıyla bitirelim:

"Dünyada ikinci derecedeki bir rolü kendime yakıştıramıyor, bu nedenle de ikinci olmaktansa sonuncu olmaya seve seve katlanıyordum." (Cem Yayınevi, s.64)

Esra Demirtaş, bir alıntı ekledi.
12 saat önce · Kitabı okuyor

Gariptir Şems. Bu aniden gelen mağrur adam, mağrurluktan başka bir imlâyla mağdurdur. Sahte tevazuyu kibr ile eş tutar ve ondan bu yüzden nefret eder. Kabiliyet bir Allah vergisiyse onu saklamanın da sahtecilik anlamına geldiğini düşünerek mağrurdur. Dili bu yüzden bu kadar keskindir. Kaide dışı ama harikulâdedir. Üstelik her kelamında “belâ”ya bir davet vardır.

Cümle Kapısı, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 14)Cümle Kapısı, Nazan Bekiroğlu (Sayfa 14)

“Batılılardan nefret ediyorum, Amerika’dan nefret ediyorum; ama daha çok Amerika’nın vicdanına sığınan müslümanlardan nefret ediyorum.”

| Şehid Seyyid Kutub

#SavaşaHayır