"Sevince seni bir savaşın ortasından çekip çıkarmış gibi hissedeceksin başta," dediğimde, bakışları yüzümden rüzgâr gibi kaydı geçti. "Ama sonra gecelerinin içinde gündüzlerini kaybettirecek sana. Her gece kan gölünün içinde boğulmadan uyumaya çalışıp, güneşe en yakın gezegen kalbinmiş gibi hissetmeye hazır mısın?"
Onu sevmek, koşulsuz bir mücadeleydi ve en büyük rakibim kalbimdi.
Yalancımın bana omurga oluşunu ve beni dimdik tutuşunu unutamıyordum.
Yine yalancımın kemiklerimi bir kum saatinin içine ovalayışını da unutamıyordum.
Benimle var ettiği zamanı, beni yok etmek için kullanmıştı.
Herkesin kendini fena ettiğini iddia ettiği aşkın içinden burnum kanamadan tek başıma çıkmıştım ama artık ne yokladığım göğsün altında bir kalbim vardı ne de yerinde duran bir ruhum. Herkes kendini feda ettiğini söylediği aşktan burnu kanamadan çıkmıştı, ben o aşkın içinden çıkarken gözlerimi orada bırakmıştım.