Ama artık kalbinin derinliklerinde bazı şeyleri gen dönülemez şekilde kaybettiğini o da biliyordu.
Beni kaybettiğin biliyordu.
Beni öyle çok kaybetmişti ki, koskoca bir adamken yetim kalmıştı.
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
Onun dışında birini sevmeyeceğimi çok iyi biliyordum çünkü kalbimi tanıyordum; bir daha birini içine kabul edemeyecek kadar onunla dolmuştu. Yalanları ya da gerçekleri önemli değildi; kalbim için önemli olan oydu. Sadece o. Bombalar ayaklarımın dibine yağıyormuş gibi hissetsem de o mutfaktan kafamı dik tutarak çıkabilmiştim. Oysa arkada yere yatırıp tekmelediğim ruhumdan dökülen parçalar kalmıştı ama onun bunu bilmesine gerek yoktu.