neondark

İstencimize karşı çıkan, onu engelleyen ve ona direnç gösteren her şeyi, yani nahoş ve acı veren her şeyi doğrudan, hemen ve çok belirgin bir biçimde duyumsarız. Tıpkı vücudumuzun bütününün sağlık durumunu değil de ayakkabının vurduğu o küçücük yeri hissedişimiz gibi. Aynı şekilde, tamamen yolunda giden işlerimizi değil de sinirimizi bozan önemsiz ve küçük bir şeyi takarız aklımıza.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

neondark

, bir kitabı okumaya başladı
Arthur Schopenhauer
8.4/10 · 374 okunma
Nesneler güneşin, ayın veya başka bir ışık kaynağının ışığı sayesinde gözlere görünür kılınır. Bu ışık kaynakları aydınlatır ya da parlak görünür ama aslında parlayan sizin gözlerinizdir. Eğer gözlerinizde hiç ışık olmasa, güneş parlayamaz, mesela kör bir insan için bu böyledir. Gözler ışıldar çünkü zihin parlar; gözler görür kulaklar işitir, burun koku alır, dil tat alır çünkü bu duyu organlarının arkasında parlayan bir zihin vardır. Zihin de ancak ve ancak sen ışıldadığın için parlayabilir; zihne ışık veren sensin, sen zihni görensin. Tüm bunlar, zihin, duyu organları ve geri kalan tüm ışık kaynakları, sen ışıldadığın için parlar. Sen ışıldarsın çünkü doğan budur, başka şey yapamazsın. Sen kendinden başka hiçbir ışık kaynağına ihtiyaç duymayan, ışığı kendinde saklı olan Farkındalık'sın.
Felsefe
Duyu nesnelerinden vazgeçen kişi için nesneler ortadan kalkabilir ancak (onlara dair) tat hala devam etmektedir.