“Gerçek tehlike yaşama eyleminin ta kendisidir. Hiç kuşkusuz, yaşamak, varoluşun farklılaştığı bir kargaşadır. Fakat varoluşu her an aslında olduğu düzensiz haline çözümleyip ortaya çıkaran endişeden hareketle, her an ilk kargaşayı yeniden yaratmaya çalışan kaçık bir eylemdir yaşamak. Bu denli tehlikeli başka bir iş daha olamaz.”
Kimi zaman, şarkıyı dinlerken ya da mırıldanırken, şarkı sözlerinde olduğu gibi gözleri yaşla dolardı. Herhangi bir bağı, ilişkisi olamayan bir adamın “uzaklarda kalan liman kenti” sözünden bu denli duygulanması tuhaftı, yine de yaşamının öksüz bıraktığı ve kumanda edemediği, karanlık, uzak, derin bir yerinden yaşlar fışkırır akardı.