lethe

lethe
@neraidas
• bibliophile •
“Ben şimdi, Türkçe mi rüya göreceğim anne?”
Sayfa 287
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“…öyle geliyor ki bana, neden yaşadığımızı, bu acıları neden çektiğimizi öğreneceğiz çok geçmeden. Ah bir bilsek, bilsek…” Anton Çehov, Üç Kızkardeş
Sayfa 286
“Girit mi bizim gurbetimiz, Türkiye mi? Bilmem, ah bilemem.”
Sayfa 286
İbrahim’in ruhu ağlamaya başladı. Fena halde çırpınıyor, “Ömrüm, ömrüm!” diye bağırıyor, kalmak için yalvarıyordu. İbrahim onu zapt edemeyeceğini anlayınca iki gözünün ortasına okkalı bir yumruk indirdi, ikincisi ağzına denk geldi, sonuncusu da kafasına. Ruh, birkaç kez nafile yere çırpındı. Sonra eli kolu boşaldı. Başı geriye düştü; olduğu yere yığılıverdi. Bir daha kıpırdamadı. Ölmüştü.
Sayfa 281
Tam o anda İbrahim, ruhunun içinden çıktığını, alıp başını gittiğini gördü. Tıpkı kendisi gibi geniş omuzlu, uzun boylu, iriyarıydı. Kahverengi eski ve bol bir ceket, aynı renkten çuha bir pantolon giyiyordu. Giysileri üstünden dökülüyordu. Potinleri kocamandı, ayağına epeyce büyük geliyordu. Bu yüzden sarsak bir hali vardı ruhun. Dağlara dağlara gidiyor, gitmek değil, İbrahim’in arkasından bakakaldığını görünce katıla katıla gülüyordu. Az bekliyor, sonra tekrar dağlara vuruyor, gittikçe uzaklaşıyordu. İbrahim peşine takıldı. Yetişip yakalamak istiyordu ruhunu. İçine katıp yerli yerine oturtmak gerekti bu kendini bilmezi; hatta sakatlamak lazımdı ki bir daha kaçmasın.
Sayfa 280