Yalnız bir şeyi merak ediyorum: olayların arkasında neyin gizlendiğini, beni doğurup öldüren sırrın ne olduğunu ve dünyanın, görünen akımın arkasında görünmez, hareketsiz bir varlığın gizlenip gizlenmediğini.
Eğer akıl, kahramanca, ümitsiz çıkışı sınırların dışına götüremiyorsa, bu onun görevi değilse, bari bunu yüreğim yapabilseydi!
Hayat, başlangıçta hayret vericidir; gayri meşru, doğaya, ebedî karanlık kaynaklara karşı geçici bir direnme imiş gibi görünür; ama daha derinde şunu anlıyoruz: hayatın kendisinde de başlangıç yoktur, Evren’in yaptığı ölümsüz çıkıştır. Yolları zıt olan her iki adım da kutsaldır.
Bizim doğmamızla beraber geriye dönüş de başlar; hareket etme ile geri dönme aynı andadır; biz her an ölürüz. Bunun için şöyle denmiştir: Hayatın hedefi ölümdür.
Fakat, bizim doğmamızla beraber yaratma, sentez yapma, maddeyi hayat haline sokma çabamız da başlar; her an doğarız. Bunun için, geçici hayatın hedefi ölümsüzlüktür.