lethe

lethe
@neraidas
• bibliophile •
Yunanistan’ın havası gerçekten kutsal diye, düşündüm; özgürlük mutlaka burada doğmuştur. Dünyada, başka bir köylü ya da çobanın daha, özgürlüğü için mücadele eden meçhul, uzak bir ülke uğruna bu kadar acı duyarak ve böylesine çıkar gütmeksizin yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum. Norveç’in acısı bu köylünün acısı olmuştu, çünkü özgürlüğü kendi kızı gibi kabul ediyordu.
Sayfa 522
Reklam
Kitaplarla öğretmenlerin bunca yıldır kudurmuş ruhumu doyurmak için beni hangi besinle beslediklerini ve Zorba’nın bana hangi aslan besinini birkaç ay içinde yedirdiğini düşündüğümde acıyla kızgınlığımı zor tutabiliyorum.
Sayfa 513
Hayatımda manevi bir rehber, Hintlilerin dediği gibi bir guru, Aynaroz’da söylendiği gibi bir ihtiyar seçmem gerekseydi, mutlaka Zorba’yı seçerdim. Çünkü onda, bir mürekkep yalayıcısının kurtulması için gereken her şey vardı: besinini, bir göz hareketiyle ta yükselerden gören ilkel bakış, her şeyi ilk kez görüyormuş gibi davranmasını sağlayan, sanatın uzağında bir yaratıcılık, havaya, okyanusa, ateş ve kadına bu sonsuz gündelik öğelere bir bakirlik kazandırması…
Sayfa 512
“Senin büyük değerin bu Panait! Bilmeseydin vay haline, budala olurdun. Bilip de unutmasaydın vay haline, soğuk ve duygusuz olurdun; oysa şimdi gerçek insansın: Sıcak, saçmalıklarla dolu, ölünceye kadar umutlar ve hayal kırıklıklarından ibaret bir yumak.”
Sayfa 471
Sanat, insanı şarapla aşktan daha fazla, düşünceden daha sinsice büyüleyip yatıştırabilir. Görev yerini değiştirir, geçici olanı ölümsüzleştirmeye ve insanın acısını güzelliğe dönüştürmeye çalışır.
Sayfa 448