“Sen kendin sordun, ben de diyeceğimi diyeyim: ‘Nereden geliyoruz?’ diye soruyorsun ya, topraktan, Kapetan Sifaka! ‘Nereye gidiyoruz?’ diye soruyorsun; toprağa, Kapetan Sifaka! ‘Görevimiz ne?’ Kurtsan yemek, kuzuysan yenilmek. En büyük kurt da Tanrı.”
Bana hep garip gelen, gözyaşların doğmadan önce programlanmış olmasıdır. Bu demektir ki ağlayacağımız önceden saptanmış. Bunu hiç düşündünüz mü? Kendine saygısı olan hiçbir yaratıcı yapmaz bunu.
Madam Rosa’yı ilk gördüğümde üç yaşımda olmalıydım. Daha önce bellek diye bir şey olmaz, bilgisizlik içinde yaşar insan. Bilgisizliğim üç ya da dört yaşımda son buldu, bazen özlemini çektiğim oluyor.