Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
2022
Yayınevi:
Can Yayınları
ISBN:
9789750758959
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“YOKUŞ”; Kazancakis’in Kayıp Romanı…
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 22:03
Yokuş; Yunan yazar Nikos Kazancakis ‘in 1946 yılında yazdığı, ancak ölümünden 65 yıl sonra keşfedilen romanı. İlk kez 2022’de anadili Yunancada basılmış, hemen sonra Datçalı bir tercüman tarafından Türkçeye kazandırılmış bir eser. Ünlü yazarın romanının el yazması, Girit’teki kendi adına olan müzede korunup sergileniyor hâlâ. Beğenerek okuduğum Zorba kitabından sonra bunun çevirisini maalesef özensiz ve kötü buldum.. Kitap, yıkımların ardından insanın iyileşme ve iyileştirme gücünü konu eder. Girit Adasında başlayan bir anlatım. Babasının vefatından 10 gün sonra doğup büyüdüğü Girit’teki evine dönen genç yazar Kosmas’ın yaşadıklarını anlatıyor. Ancak yıllar süren savaşlar sonrası Girit eşsiz güzelliğinden çok şey kaybetmiştir. Daha sonra Girit’teki dedesinden aldığı ilham ile değişim için İngiltere’ye gider. İngiltere’nin yeniden inşasına da şahit olur böylece. Yaşadığı kayıplardan ve karşılaştığı manzaralardan sonra fark ederki dünya onun hayallerine hizmet etmekten çok uzaktır.. Biraz mitolojik, biraz felsefik, biraz da Shakespeare’in alıntılarıyla zenginleştirilmiş bir eser. Geçmişte defalarca işgal edilen Girit, bu kitapta yazar Kazancakis’in belleğinde hep korunulması ve savunulması gereken bir yer olarak gösterilmiş. Tehdit unsuru olarak ise Türkler. Kitapta birçok karakterine Türklerin barbarlığını söyletiyor, birlikteliği Türklerin bozduğunu, vahşetin Türklerin başlattığını da dillendirmiş. Biraz otobiyografik özelliği de olan bir roman olmuş…
Girit-2.Dünya Savaşı-Felsefe
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma
-Yokuş-
Puan vermedi·240 syf.·
2023 1. kitabı
DİPÇE : Yazarın son romanı Yokuş. Bir vefa romanı izlenimi veriyor eser. Bellek yazını da diyebiliriz. Yazarın hassasiyetlerinin izdüşümünü okuduğumuz eserde, öne çıkan ata toprağı kavramı Kazancakis'in katışıksız milliyetçiliğinin temeline götürüyor okuru. Ana konu Kosmas adındaki bir yazarın 2. Dünya Savaşı sonrasında baba yurdu Girit'e dönmesiyle gelişen olaylar etrafında şekilleniyor. Savaş sonrası Girit eşsiz güzelliğinden çok şey kaybetmiştir. Kosmas'ın babası yitenler arasındadır üstelik dedesi de ölüm döşeğindedir. Kosmas Yahudi eşi Noemi'yle, bir ötekiyle, ailesini kaynaştırmaya çalışırken, dünyanın da sürekli öteki ile savaşına farklı bir gözle bakmaya başlar. Dünya hızla yabani bir yere dönüşürken, sevginin ve insanlığın bu denli gücünü yitirmesi bir yazar gözüyle Kosmas'ın kalbi ve zinhî dünyasında infialler yaratır. Bu nedenle eser değişken bir yapıya bürünür. Melankolik çizgiden didaktik bir yapıya sıçramalarla ilerleyen esere; coşku ve durağanlığın tam da erimeyen karmaşası hakim olur. Bu karmaşaya Kazancakis'in Shakespearevari üslubu ulanır. Yazarın İngiliz kültürüne ve ırkına hayranlığı sadece dilde kendini göstermez. Yaşlı bir karakterine, çocuklarını İngilizler uğruna feda ettiren yazar, Giritlinin gönül yurdunu açıkça gösterir. Yokuş eserinin ötekisi ilk bakışta Yahudi Noemi gibi görünür. Eser ilerledikçe babanın ruhu, dedenin eli ve Kosmas'ın annesinin yumuşayan tavrıyla Noemi öteki olmaktan kurtulur. Bu eserin asıl ötekisi Türklerdir. Genel olarak Kazancakis'in ötekisi, yabancısı Türklerdir. Birçok karakterine Türklerin barbarlığını söyletir, birlikteliği Türklerin bozduğunu vahşeti Türklerin başlattığını dillendirir. Defalarca işgal edilen Girit, yazarın belleğinde hep korunulması ve savunulması gereken mekan olarak görülür, tehdit unsuru ise
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma
8/10
·240 syf.··
2023 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2023 11:14
Genç ve ihtiraslı yazar Kosmas, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra eşi Noemi’yle birlikte Girit’e döndüğünde bir cennet gibi hatırladığı memleketinin yerinde yıllar süren savaşın tanınmaz hale getirdiği bir ada bulur ve olaylar gelişir... Kazancakis'in ölümünden yıllar sonra keşfedilen son romanı... Mutlaka okunmalı.
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma
7/10
·240 syf.··
2026 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 18:13
Koşuşturuyorlar, birbirlerini itekliyorlar ve çabuk olmaya çalışıyorlardı. Nereye gidiyorlardı? Neden çabuk olmalıydılar? Kimsenin biraz durmaya, nasıl yaşadığını ve yaşamın kısa olduğunu düşünmeye, yaşadığı sürece geçip giden kadınlara, çocuklara ve çökmekte olan geceye arı duru bir gözle bakmaya yetecek zamanı yoktu. Koşuşturuyorlardı, sanırsın insan düşmanı, korkunç bir iblis elinde kırbaçla onları kovalıyordu. Zorba kitabını beğenerek, bayılarak okuduktan sonra hemen aldığım, Yazarın ölümünden 75 yıl sonra keşfedilen roman aynı zamanda Kazancakis’in kendi deneyimlerinden ve görüşlerinden izler de barındırıyor. Girit, İngiltere ve Yalnızlık olarak üç Bölümden oluşan kitapta, İkinci Dünya Savaşından sonra Yahudi Eşi ile birlikte memleketi Girit'e dönen Kosmas, savaş sonrası Girit’i hatırladığı gibi bulamıyor. Hatırladığı bütün güzelliklerini kaybettiğini görüyor. Geride kalan sadece bir yıkım.. Babasının öldüğünü öğreniyor, dedesi ölüm döşeğinde.. Dedesinden ilham alarak İngiltere’ye arayışa giden kahramanımız Kosmas, böylece Ingiltere’ninde yeniden inşa edilmesine şahit oluyor. İnsanların tabiatını, kalplerinde sevgi olmayan bunca insanın nasıl yaşadıklarını, nasıl böylesi acımasız olduklarını sorgulatıyor. Kazancakis okumayı seviyorum, diğer kitaplarında görüşmek üzere
Edebiyat
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma
Kibir hegemonyası
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
6 Şubat depremi sonrasında okuduğum bir kitaptı. Tesadüf mü bilinmez ama duygular benzer, tek fark olayın deprem değil bir savaşta yaşanıyor olması. Ölen canlardan, yiten umutlardan daha mı önemli gerçekten siyasi düşüncelerimiz, ne tarafta yer aldığımız. Boşu boşuna verilmiş bir savaş ve acı kayıplar. Siyasetin şarlatanlıktan ibaret olduğunu hem yaşarken hem okurken anlamış oldum. Din dil ırk farketmiyor insan olmak için. İnsan olmanın ve sevmenin yolu yokuş. İşte yazar tam da bu yokuşu nasıl çıkmamız gerektiğini felsefi açıdan irdelememizi istiyor. Okurken aynı zamanda düşündüren bir kitap. En sevdiğim. İyi okumalar dilerim..
Deprem
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 20:16
Nikos Kazancakis// Yokuş Nikos Kazancakis, bütün eserleriyle insanın bir ruhu olduğunu ve bu ruhla insanların nasıl temas etmesi gerektiğini hatırlatıyor. Bozulmuş bu çağın tamamı kolaylık, erişilmesi hazır ve nazır, zorluluk olmadan ve istediğin şekilde olmasına karşın; bize hayatın zor olduğunu, yokuşun ve kaderin seni nerelere götüreceğini ve götüremeyeceğini kestirememenin öyküsünü anlatıyor. Soyun, soyluluğun önemi ve dini açıdan inançlı olmanın bu denli gerekli ve inanç olmadan birçok şeyin yolunda gitmeyeceğini gösteriyor. Kalpten bir inancın yüceliğinin ne denli gerekli, önemli ve hayatımızı değiştirip kaderle nasıl temas edeceğini biliyor. Dedelerin gerçekleri bu denli bilmesini ürpertici gerçeklerle aktarıyor. Hissikavbelvuku soydan gelmedir.
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma
Kazancakis i okumak in gerçekten çok uğraştım. Adına güzel incelemeler ve geri dönüşler olmuş. Sanırım bu noktada yazarı anlamıyorum. Bana göre sığ ilerlemeyen bi yanı var kitaplarının. Kendisini, hayatını da araştırdım sindirerek ve anlayarak okumak için ama olmadı. Fakat benim görmediğim bir nokta veya bakış açısı varsa lütfen bildirin. Bir değerden mahrum kalmak istemem. Şimdiden teşekkürler iyi okumalar..
İnceleme
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2023 200. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2023 19:21
2 Dünya Savaşı'nda İngilizlerle birlikte savaşan Kosmas, savaşın sonlarına doğru Kudüs'tedir. Bir gün bir kahvehanede otururken portakal rengi elbiseli, sarı kıvırcık saçlı bir kadın görür. Bu kadın, insanlık dışı savaşın içinden ona insani olan tek şey gibi görünür. Kadının peşine düşer ve onunla tanışır. Görür görmez ona bağlanır ve bu genç Yahudi kadınla evlenir. Savaşın sonunda Kosmas, karısını da yanına alarak memleketi Girit'e geri döner. Tüm kalbi ile nefret ettiği, sevdiği ve korktuğu babası ölmüştür Kosmas'ın. Üstelik eşinin, Ortodoks ailesi tarafından nasıl karşılanacağına dair derin endişeleri vardır. Memlekete döndüğünde babasının ölümünün yanı sıra dedesinin de ölüm döşeğinde olduğunu öğrenir. Yunan ruhunun cisimleşmiş hali olan dedesi ile görüşür Kosmas. Dedesi onun içindeki atalarından kalma ruhu uyandırmıştır. Kosmas, bir köşede lirik yazılar yazmaktan fazlasını yapmak gerektiğine inanarak dedesinin yanından ayrılır. Artık bir misyonu vardır: Dünyanın her ülkesinden aydınlarla bir kardeşlik ülküsü yaratmak. Ancak Kosmas, yolculuğunun sonunda pelteleşmiş aydınlar kitlesi ile karşılaşır. " İyi yaptın; söylediklerin de boşa gitti. Bütün dünyada bu aydınlar soyu cehennemin dibinde bulunurlar. Cehennemin dibinde oldukları yerden bağırır dururlar: Ben! Ben! Ben! Ve başka da bir şey diyemezler, onların cehennemi de budur. S. 157 " Oldukça dikkat çekici bir eserdi. Kitap yazarın ölümünden çok çok sonra gün yüzüne çıkmış ve yayımlanmıştır. Keyifle okudum, tavsiye ederim.
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2022 23:58
Bazı yazarlar vardır ve bazı kitapları.. Kesinlikle bir yazarın öncelikli okunmaması gereken eserleri vardır. En sevdiğim yazar olan Nikos Kazancakis in Yokuş adlı bu romanı, kendisinin eserleri içerisinde her ne kadar derinlikli bir konusu olsa da okuma sıralamasında en arkada olması gereken bir eseri. Romanın genel konusunu “insanın maddi dünyadaki anlam arayışını kendi ruhunda bulma çabası” diye özetleyebilirim. Di, her zamanki gibi Kazancakis’in o beni benden alan kendine has çarpıcı ve sarsıcı edebi dili.. Çok akıcı olmasa da eser kendini okutmayı başarıyor. Konusu birçok insana hitap etmez diye düşünüyorum. Soyut kavramlar çok ön planda. Romandaki en sarsıcı ve Kazancakis edebiyatına en uygun düşen bölüm, roman kahramanının babasının üç Kapetan’ı karşısına alıp sorular sorduğu bölüm. Sadece bu bölüm bile Kazancakis’in tam bir edebiyat üstadı olduğunu göstermeye yeter. Herkese iyi okumalar dilerim..
Edebiyat
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma
7/10
·240 syf.··
2023 1. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 21:57
Yazar'ın ölümünden sonra bulunup, izin alınarak yayınlanan son kitabı. Çok daha olgun ve dingin bir Kazancakis görüyoruz bu kitapta. Ununu elemiş, eleğini asmış ; gençliğin deli kanı damarlarında eskisi gibi coşkuyla akmıyor belli. Diğer kitaplarındaki keskin dişleri dökülmüş adeta, savaşı bitmiş çünkü. Okumaya bu kitabı ile başlamayın, ya da benim gibi en sevdiğiniz yazarlardan biri değilse pas geçebilirsiniz kitabı. Yine de ben, hepsi bitti sanarken yeni bir kitabını okumanın mutluluğuyla tüm bunları görmezden geldim. shinebrightlikeshinee.blogspot.com/2023/11/kitap-c...
1000Kitap
YokuşNikos Kazancakis · Can Yayınları · 2022253 okunma

Yazar Hakkında

Nikos KazancakisYazar · 15 kitap
Nikos Kazancakis (Yunanca: Νίκος Καζαντζάκης) (d. 18 Şubat 1883, Kandiye, Osmanlı İmparatorluğu - ö. 26 Ekim 1957, Freiburg, Almanya), Yunan yazar, şair, siyasetçi ve filozof. 20. yüzyılın en önemli Yunan felsefecisi olduğu ve eserleri yabancı dillere en çok çevrilmiş olan Yunan yazarlardan olduğu düşünülmektedir. Fakat şu anki şöhretine, 1964 yılında gösterime girmiş olan Michael Cacoyannis'in yönetmiş olduğu Zorba adlı sinema filmiyle kavuşmuştur. Bu film, aynı ismi taşıyan kendi kitabından uyarlanmıştır. 20. yüzyılın en önemli Yunan felsefecisi olduğu ve eserleri yabancı dillere en çok çevrilmiş olan Yunan yazarlardan olduğu düşünülmektedir. Fakat şu anki şöhretine, 1964 yılında gösterime girmiş olan Michael Cacoyannis'in yönetmiş olduğu Zorba the Greek adlı sinema filmiyle kavuşmuştur. Bu film, aynı ismi taşıyan kendi kitabından uyarlanmıştır. Girit'te, ada hala Osmanlı yönetimindeyken, Kandiye ilinde dünyaya geldi. Bu tarihlerde, Girit adasında Osmanlı İmparatorluğu'ndan bağımsızlık kazanma amacıyla ayaklanmalar yaşanıyordu. Kendisinin evvelki eğitim dönemi hakkında fazla bir bilgi olmamasına rağmen, 1902'de Atina Üniversitesi'nde hukuk okumaya başladığı bilinmektedir. Hukuk öğreniminden mezun olduktan sonra, 1907'de ise felsefe üstüne çalışmak için Paris'e gitti. Burada Henri Bergson'la çalışma imkânı buldu. 1911 yılında Galatea Alexiou ile evlendi. Balkan Savaşları patladıktan sonra ise orduya katıldı. Savaş bittikten sonra ülkesine geri döndü ve felsefe hakkındaki çalışmaları Yunancaya çevirme çalışmalarına başladı. 1914 yılında, sonraki 2 yıl boyunca beraberce Yunan Hristiyan kültürünün ortaya çıkıp geliştiği yerleri gezeceği Angelos Sikelianos ile tanıştı. Bu gezilerinde Sikelianos'un milliyetçiliğinden oldukça etkilenmiş olduğu belirtilmektedir. 1922'den ölümüne kadar birçok ülkeyi dolaşarak, gezi yazıları formatında eserler verdi. Gezdiği şehirler/ülkeler ve bu şehirler/ülkelerde bulunduğu tarihler şöyledir: Paris ve Berlin (1922 - 1924), İtalya ve Rusya (1925), İspanya (1932), ve sonrasında Kıbrıs Adası, Aegina ""(Egina)"", Mısır, Sina Dağı, Çekoslovakya, Nice, Çin ve Japonya. Ayrıca Fransa'nın Nice şehrinde bulunduğu vakitlerde, Antibes yakınlarında bir villa satın almıştır. 1926 yılında ilk eşinden boşandı ve 1945'te, vefatına kadar birlikte olacağı Eleni Samiou ile evlendi. Berlin'de bulunduğu sıralarda, komünizm ile tanıştı ve sağlam bir Lenin hayranı oldu. Hiçbir zaman tamamıyla komunizme bağımlı bir yoldaş olmasa da, Sovyetler Birliği'ni ziyaret ettiği vakitlerde, Sol Muhalefet yanlısı politikacı ve yazar olan Victor Serge'nin yanında kaldı. Sovyetler'de bulunduğu sıralarda, Josef Stalin'in önemli bir politik şahsiyet olarak yükselişine tanıklık etti ve Sovyet tipi komünizmden soğumaya başladı. Bundan sonra, öncesinde sahip olduğu ve milliyetçiliği ağır basan fikirleri değişmeye ve yerini daha evrensel ideolojilere bırakmaya başladı. 1945'te, Yunanistan'da komünist olmayan küçük bir sol partinin başkanı oldu ve Yunan hükümetinde bakan olarak görev aldı. 1 sene sonra ise bu görevinden istifa etti. 1946'da, Yunan Yazarlar Topluluğu tarafından Angelos Sikelianos ile birlikte Nobel Edebiyat Ödülü için kurula tavsiye edildi. 1957 yılında, bu ödülü 1 oy farkı ile Albert Camus'ya kaptırdı. Camus ödülü aldıktan sonra, Kazancakis'in bu ödülü kendisinden yüzlerce kez daha fazla hakettiğini söylemiştir. 1956 yılında Viyana'da Uluslararası Barış Ödülü'nü aldı. 1957'nin sonlarına doğru, lösemi hastalığına yakalanmış olmasına rağmen Çin ve Japonya'ya son bir gezi turuna çıktı. Dönüş yolunda ise iyice hastalanan Kazancakis, Almanya'nın Freiburg kentinde vefat etti. Ortodoks kilisesi mezarlıkta defnedilmesine izin vermediğinden, Kandiye'yi çevreleyen Venedik surlarının kale burçlarından birinin altına gömüldü. Girit'te bulunan havaalanlarından birine ismi verilmiştir.