Gidiyoz dedik de uyumadık tabiki nerdee bu saatte uyku
YOLCULUK Rıfkı Melûl Meriç'e Ne var ki yolculukta Her sefer ağlatır beni, Ben ki yalnızım bu dünyada? Bir sabah kızıllığında Yola çıkarım Uzunköprü'den. Yaylının atları şıngır mıngır, Arabacım on dört yaşında, Dizi dizime değer bir tazenin, Çarşaflı, ama hafifmeşrep; Gönlüm şen olmalı değil mi? Nerdee!... Söyleyin, ne var bu yolculukta? Orhan Veli Kanık
Şiir
Reklam
Gece kuşlarım nerdee
Uyku! Nerdesin nerdee
Nerdee eski sevgiler..
"Çok sevmemeli kimseyi Böyle Sevdaların zamanı değil çünkü Hele ki Sevip de Sevdası uğruna ölebilen o eski zamanlardan hiç değil Ne bir selamı kaldırır oldu, ne de doğru bir kelam Sayar oldu bu devrin insanları Bir merhaba ya sığdırır olduk Duygulardan yoksun insanlığımızı Bir mesaja gelen naber lere sevinir olduk çaresiz! Mektuplarımız vardı mesela, elle yazılan En sevdiğimiz kitabın sayfa aralarında! Gidenin ardından yas tutulmuyor, ayrılık acısı birkaç hafta dahi sürmüyor Ne şarkılarda aranır oldu gidenler, ne de şiirleri konu oldu kaybedilenler Sevmeyi bilenlerin değer görmediği, sahte Sevdaların omuzlarda taşındı Zavallı bir devir Giderlerin acısını gelenlere kapatan bir"
Batı’nın gözünde Ortadoğu…
Batı, gözünü kanla beslenen bir dürbüne dayamış durumda…Merceğinde savaş var, yıkım var, sömürü var. Doğu’ya bakıyor ama görmek istediği hakikat değil ,görmek istediği zenginlik, toprak, enerji ve hayat. O dürbünün arkasında ateş yanıyor, şehirler kül oluyor, çocuklar yetim kalıyor, topraklar mezara dönüşüyor. Doğu’nun önünde ise bir kapı var..Adı “medeniyet” ve adı Batı... Ama nerdee bu boş bir sanı !…
Reklam
Reklam