Nasıl bir saadet umuyorum ki bundan? Hem menşei belli; huylu huyundan vazgeçer mi?
O tatlı, hummalı gözler âdeta öldürücü birer zehir. Sadece yalanlar söyleyen o latif ağız, naif görünümlü o boyalı enfes dudaklar. Şayet tek bir kalbi varsa, o da sadece hıyanet yaşatmak için çarpıyor.
“Zalim ve çok bencil bulacaksın beni fakat sevgi her zaman bencildir. Ne kadar ateşliyse, o kadar bencildir sevgi. Nasil kıskançlık içindeyim, bilemezsin. Beni severek, benimle ölüme gelmelisin yahut benden nefret etsen de, ölümde ve sonrasında benden nefret ederek gel benimle. Benim duygusuz tabiatimda kayıtsızlık diye bir kelime yoktur.”
“Canımın içi, yüreciğin yaralandı. Gücümün ve zayıflığımın karşı konulamaz yasasına uyuyorum diye zalim sanma beni. Senin yüreğin yaralandığı vakit, benim kabına sığmayan yüreğim de seninkiyle birlikte kanar. Muazzam küçük düşmüşlüğün sevinciyle senin sıcak canının içinde yaşıyorum ve sen benim canımın içinde öleceksin; pek tatlı bir ölümle. Elimde değil ; ben sana yakınlaşırken sen de başkalarına yakınlaşacaksın ve aslında aşktan başka bir şey olmayan o zulmün sevincini öğreneceksin. O yüzden bir süre beni ve bana dair şeyleri tanıyıp bilmek isteme; fakat şefkatli ruhunun bütünüyle güven bana."