Aslında bunu yazmamın hiçbir anlamı yok. Çünkü sen benim hayatımın içinde olan biri değilsin artık. Ben sadece uzaktan sevmek isteyen taraftım. Bir gün cesaretimizi toplayıp hislerimizi birbirimize söyledik, başta herşey çok güzeldi ama sonra sen istemediğini söyledin. O gün olması gereken oldu ve ben de zamanla bunu kabullenmeye çalıştım.
Sana yazmadım. Karşına çıkmaya çalışmadım. Hayatına dahil olmaya çalışmadım. Çünkü bazen insan, sevdiği kişiyi gerçekten seviyorsa onun kararına da saygı duyması gerektiğini biliyor.
Aradan uzun zaman geçti. Hayat devam etti. Ben de devam etmeye çalıştım. Ama son zamanlarda anlam veremediğim bir şey yaşamaya başladım. Uzun bir süre boyunca seni ne rüyamda gördüm ne de aklıma eskisi kadar geldin. Her şey olması gerektiği gibiydi..
Sonra birdenbire, hiçbir sebep yokken, neredeyse üst üste rüyalarıma girmeye başladın.
İlk başta önemsemedim. "Olur böyle şeyler" dedim. Ama günler geçtikçe rüyalar bitmedi. Her sabah, özellikle gün ağarmaya yakın saatlerde, gözlerimi açtığımda aklımda yine sen oluyordun. Üstelik aynı rüya da değil. Her seferinde farklı insanlar, farklı yerler, farklı olaylar... Ama değişmeyen tek şey sen oluyorsun. Ve bu durum beni özlemekten çok endişelendirmeye başladı.
Çünkü insan birini unutmaya çalışırken onu rüyasında görür, bunu anlarım. Ama uzun zaman sonra, hiçbir şey yokken, bir anda sürekli görmeye başlayınca ister istemez düşünmeye başlıyor. Acaba iyi misin? değil misin? Acaba hayatında her şey yolunda mı? Acaba mutlu musun?
Biliyorum, bunların hiçbirini bilmeye hakkım yok. Belki de bunlar sadece zihnimin bana oynadığı oyunlar. Belki de hiçbir anlamı olmayan sıradan rüyalar. Fakat yine de içimde bir huzursuzluk oluştu. Öyle ki bazen, gece uyumadan önce bile aklımdan aynı düşünce geçiyor: "İnşallah yine