(...) Bugün Türk müziği yüz ağartıcı bir değerde olmaktan uzaktır. An’anevî gerçek değerlerini kaybetmiş ve Batı’ya bağımlı, onu en adî seviyede taklidden öteye geçememiştir.
Bu hâlin suçlusu, müzisyenlerden ziyade, bu “millî facia” denilecek vaziyete yol açanlardır. Türk müziği de, tıpkı Türk milleti gibi, ne Doğulu kalabilmiş, ne Batılı olabilmiş, her iki taraftan gelen en mübtezel cereyanların elinde, bir hilkat garibesine dönüşmüştür.
Sanki Yunan müzikleri olmasa ve onları kopya edip durmasa, yok olup gidecek gibidir. Eğer her şeye rağmen iyi örnekler zuhur edecek olursa, bu ya tesadüfe bağlı bir şey olur veya bu hâle yol açanlara şuurla mukavemet edecek, işlerin nereden gelip nereye gitmekte olduğunu gören üstün sanatçının işi olabilir.
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Ocak 1997, Feyyaz Aksakal imzasıyla) Müzik Zevki ve Cihad Şuuru Hakkında