Hayat sizin nereden baktığınıza bağlı olarak değişir.
Alıntı
​"Çoğumuz öylesine yavaş geliştik ki. Dünya değiştirdiğimizde, vardığımız yer hemen hemen aynısıydı terk ettiğimizin; nereden geldiğimizi hemen unutarak ve geleceğe aldırmayarak günübirlik yaşadık. Karın doyurmanın, didişmenin, sürü içinde iktidar hırsının ötesinde değerler olduğunun bilincine varmak için kaç yaşamdan geçtik dersin? Binlerce Jon, on binlerce! Sonra da yetkinlik denen şeyin varlığını öğrenmek için yüz yaşam ve ona ulaşmak için bir yüz yaşam daha. Şimdi aynı kural bizim için yine geçerli elbette: Gelecekteki dünyamızı burada öğrendiklerimizle kurarız. Bir şey öğrenmedik mi, geleceğimiz şimdikinin eşi olur. Hep aynı sınırlamalar, üstesinden gelmemiz gereken kurşun gibi ağır bir tekdüzelik... hep aynısı."
Reklam
Hilkat garibesi…
(...) Bugün Türk müziği yüz ağartıcı bir değerde olmaktan uzaktır. An’anevî gerçek değerlerini kaybetmiş ve Batı’ya bağımlı, onu en adî seviyede taklidden öteye geçememiştir. Bu hâlin suçlusu, müzisyenlerden ziyade, bu “millî facia” denilecek vaziyete yol açanlardır. Türk müziği de, tıpkı Türk milleti gibi, ne Doğulu kalabilmiş, ne Batılı olabilmiş, her iki taraftan gelen en mübtezel cereyanların elinde, bir hilkat garibesine dönüşmüştür. Sanki Yunan müzikleri olmasa ve onları kopya edip durmasa, yok olup gidecek gibidir. Eğer her şeye rağmen iyi örnekler zuhur edecek olursa, bu ya tesadüfe bağlı bir şey olur veya bu hâle yol açanlara şuurla mukavemet edecek, işlerin nereden gelip nereye gitmekte olduğunu gören üstün sanatçının işi olabilir.
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Ocak 1997, Feyyaz Aksakal imzasıyla) Müzik Zevki ve Cihad Şuuru Hakkında
Akademya Yazıları
Kesinlikle..
Sonuç muhteşem olmasa da, ikinci planda kalıyor. Sadece gösterilen çaba akılda kalıyor. Bak, Sandro'nun anne babası o çocukken ayrılmışlar. Babası yoksul biriymiş. Tek göz bir odada yaşıyormuş. Ama Sandro onun kimbilir nereden bulduğu katlanır paravanı, meyve kasalarından ve köpükten yatağı, babasının sadece oğluna ait küçük bir köşe yaratmak için gösterdiği çabayı hatırlıyor. Bu çabalar buzdolabında havyar bırakan, ama ortalarda olmayan bir babadan daha kıymetli.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Alıntı
Hz Ali'nin Sözlerinden: "Öfke, akıl ve müvâzene sahibini fesada sürüklemekle beraber, doğru yoldan da çevirir. Gerçek akıllı sözüyle işi bir olandır."
Reklam
Reklam