Tarif ettiği o kocaman aşkın zamanla nasıl bittiğini, birini çok sevmekten nasıl iyileşildiğini, insanın kalbinin nasıl hayatın içinde öylece yavaş yavaş soğuduğunu anlamak isterdim ama. Böyle bir ihtimalin varlığına inanmak isterdim.
Bence romantik ilişkilere çok gereksiz anlam yüklüyoruz. Hayatta bir erkekle bir kadının sadece iki kişiden ibaret romantik ilişkisinden daha kıymetli,daha kayda değer, daha süreğen şeyler var. Mutlu son takıntımız bana sorarsanız bize öğretilmiş bir şey. Hayatta karşılığı o kadar da yok."
"Bahsettiğiniz şey aşksa, ki galiba öyle, ben galiba o derin kuyuya inmek istemiyorum bir kez daha.Birini yeniden o kadar çok sevebilir miyim, pek sanmıyorum.Çok büyük bir karanlığa düştüm.Oradan kendimi bir daha, bir daha çıkaracak halde değilim hiç. Gönlüm de, gücüm de yok buna.Size belki de çocukça geliyor bu söylediklerim...Ama ben artık kimseye o kadar inanmak istemiyorum.
"Tek başına olmak zor değil mi peki?'
"Tek başıma değilim ki.Bunu biraz yolda anladım galiba.Mesela șu anda siz varsınız.Hayatı, hayatı demeyeyim de, hayat büyük bir kelime, anları diyeyim, evet, anları paylaşacak birini bulmak zor değilmiş.Biraz gülümsemek yetiyormuș.Gülümsemene karşılık veren, sana yarenlik edecek güzel insanlar çıkıyormuş illaki yoluna."
"Eksik gelmiyor mu hayat onsuz?"
"Uykular.. En çok onlar eksildi. Bir sürü şeye öyle ya da bõyle alıştım da șu yalnız uyuma iși zormuş.Yalnız uyanmak da bir o kadar.."