Nermin MERCAN

Nasıl Ölünür. Emile Zola
Herkes tabutun aşağı indirilmesine yardım etti. Lacour Baba bu çukurda kendini iyi hissedecekti. O toprağı tanıyor, toprak da onu tanıyordu. Birlikte iyi anlaşacaklardı. Toprak yaklaşık altmış yıl önce kendisine ilk kazma darbesini indirdiğinde ona bu randevuyu vermişti. Şefkat artık sona ermeli, toprak onu alıp bağrına basmalıydı. Ne güzel bir dinlenme olacaktı! Sadece otları eğen kuş ayaklarının hafif seslerini duyacaktı. Kimse başının üstünde yürümeyecek, sonsuza dek rahatsız edilmeden yuvasında yatacaktı. Bu, üzerinde güneşin parladığı bir ölüm, kırların dinginliğinde sonsuz bir uyku olacaktı.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Nermin MERCAN

, bir kitap okudu
7/10
·48 syf.·
Beğendi
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 00:00
·
2025 26. kitabı
Emile Zola
7.1/10 · 24,4bin okunma
Rezonans Kanunu, Pierre Franckh
Çok vahimdir ki; insanın hayatını değiştirememesinin asıl sebebi, bunu başaramayacağına kesin inanmış olmasıdır. Zira hayatımızın senaryosunu inançlarımız yazar.
Sayfa 12·Kitabı okudu

Nermin MERCAN

, bir kitap okudu
8/10
·206 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2025 00:00
·
2025 25. kitabı
Pierre Franckh
7.5/10 · 26,1bin okunma
Sevgili, Marguerite Duras
Biliyorum ki, kadınları güzelleştiren şey giysiler değil, güzellik özenleri de değil, kremlerin pahalılığı, süslerin enderliği de değil. Biliyorum ki, sorun başka yanda. Nerede, bilmiyorum. Kadınların sandığı yerde olmadığını biliyorum yalnızca. Saygon sokaklarında, ıssız merkezlerde yaşayan kadınlara bakarım. Çok güzel, çok beyaz olanları vardır, burada, özellikle de uzak, ıssız merkezlerde büyük özen gösterirler güzelliklerine. Hiçbir şey yapmazlar, kendilerini saklarlar yalnızca, ileriye, Avrupa'ya, sevgililere, İtalya tatillerine, her üç yılda bir verilen, altı aylık izinlere, en sonunda burada olup bitenlerden, bu öylesine özel sömürge yaşamından, bu insanların, bu boy'ların kusursuz hizmetinden, bitki örtüsünden, balolardan, uzak görevlerde çalışan memurların içinde kaybolunacak kadar büyük, ak villalardan söz edebilecekleri günlere saklarlar. Beklerler. Boş yere giyinirler. Kendilerini seyrederler. Bu villaların gölgesinde, daha sonrası için seyrederler kendilerini, bir roman yaşadıklarını sanırlar, uzun bekleyiş günleri boyunca, zaman gibi biriktirilmiş, ne yapacaklarını bilemeyecekleri kadar çok giysilerle dolu, uzun dolapları vardır. Kimileri delirir. Kimileri hiç ağzını açmayan bir hizmetçi kız uğruna bırakılır. Yüzüstü bırakılır. Bu sözcüğün onları incittiği işitilir, çıkardığı gürültü işitilir, attığı tokadın gürültüsü. Kimileri kendini öldürür.
Sayfa 25 - can·Kitabı okudu