Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
On beş buçuk yaşında, lame pabuçlu, melon şapkalı yoksul bir Fransız kız ile otuzlarında, çelimsiz, ipek gömlekler giyen, limuzinle gezen zengin bir Çinli adam... Mekong Nehri üzerindeki bir arabalı vapurda karşılaşan bu ikili birbirine karşı konulmaz bir arzu duyar. Sınıfsal ve etnik farklılıklarına, çevreden gelen baskılara rağmen sevgili olurlar. Biyografik öğeler taşıyan bu romanda Duras, bir yandan cinsellikle ilk karşılaşmasını anımsarken, diğer yandan da sıradışı ailesiyle yaşadığı çalkantılı hayattan kesitler sunar.
SevgiliMarguerite Duras · Can Yayınları · 19921,299 okunma
8/10
·112 syf.·
2026 68. kitabı
Duras’nın yer yer çocukluk ve ilk gençlik anılarını anlattığı otobiyografik bir metin olmuş. Ailesine karşı sevgisizliği, yoksullukları. Henüz 15 yaşındayken, varlıklı kendinden 12 yaş büyük Çinli bir adamla ilişkiye başlamasını anlatıyor. Adam ona deliler gibi aşık oluyor. Duras ise aslında anlattığı kadarıyla bana göre aşık olmuş ama kendisini ömür boyu bir bağın içinde hayal edemiyor sanıyorum. Sevgili, babasının baskısı ve toplumun ırksal-sınıfsal sınırları nedeniyle istesede onunla evlenemeyecek durumdadır. Zamanla yolları ayrılır. Yıllar sonra Çinli sevgiliden telefon gelir ve şu sözleri söyler; “Her şeyin eskiden nasılsa öyle olduğunu, onu hala sevdiğini, hiçbir zaman sevmemezlik edemeyeceğini, ölünceye dek seveceğini söylemişti.” Sf. 104
SevgiliMarguerite Duras · Can Yayınları · 19921,299 okunma
8/10
·112 syf.··
2024 45. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2024 00:00
On sekizinde yaşlandım. Herkeste böyle mi olur, bilmiyorum, hiç sormadım. . . İlksöz: Bir Lolita hikâyesinden daha fazlası. İkinci Dünya Savaşı öncesi Vietnam'ında-ki o yıllarda Fransız sömürgesi- sıkışıp kalmış bir Fransız aile. Ülkedeki yoksulluğu kendileri de fazlasıyla yaşamakta. Anne tek umudunu büyük erkek çocuğuna bağlamış, eline geçen sayılı imkânlar hep ona sunulmakta. Ortanca erkek çocuk ve küçük kız çocuk ise bu yoksul ve zor hayatta anneye kalsa tam anlamıyla başa büyük dert. Sevgiden hele hele anne sevgisinden nasipsiz büyüyen iki kardeş. Böyle bir ortamda üstelik evden uzakta yurtta kalan ve buradan okuluna giden küçük kız. Anneyle geçirilen tatil dönüşü yolunda 15 yaşındaki kızın karşısına yirmili yaşların sonlarında zengin bir Çinli çıkıyor ve kıza aşık oluyor. Filme çekilen kitaplarda o filmler kitabın kamburu oluyor çoğunlukla. Film kitabın genel havasından çok, ticari bir konuyu alıp işliyor, ön plana çıkarıyor. Sevgili de filmi ile sesi daha çok duyulan bir kitap. Ama filmde, iş yapan bir "Lolita" konusu merkeze alınınca kitabın diğer ana konuları sahipsiz kalıyor sanki. Yalan değil, ben de ilk okumaya başladığımda umarım filmden farklı şeyler bulurum diye düşünüyordum. Açıkçası iyi ki kitabı okumuşum noktasındayım şu an. Sevgili kitabının sadece bir Lolita hikâyesine indirgenecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Ya da şöyle diyeyim, kitaba sadece bu gözle bakarsak çok büyük haksızlık ederiz. Duras'ın yaşamıyla benzerlikler olması, hatta yaşadığı bir zamanın kurgusu olması, kitabı çok ileri yaşlarda yazması ve bu yaşta birinin bu kadar yoğun cinselliği kurguya yedirmesine yapılan yorumlar vb, bir de bitmeyen Lolita sevgisi kitabı ister istemez bu noktaya getirip demirletiyor. Ama bakışlarımızı sadece bu noktada tutarsak diğer konuları nasıl
SevgiliMarguerite Duras · Can Yayınları · 19921,299 okunma
Kimbilir kim çekmişti umutsuzluğun fotoğrafını..
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2023 271. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2023 16:19
Bu kitabın ne anlattığını az çok biliyordum, yarı otobiyografik olduğunu da. Ama Duras’ın kendini kağıdın üstüne serip kalemin ucuyla derisinin altına baktığını bilmiyordum. “Gençliğimin küçücük bir bölümünün öyküsünü daha önce de yazdım az çok, yani şöyle bir görünmesine yetecek kadar; şimdi bu öyküden sözediyorum işte, ırmaktan geçiş öyküsünden.” Irmağı geçiş..Başında bir erkek şapkası, ayağında yüksek topuklu, altın renkli lame pabuçlarla Mekong ırmağını geçen 15 yaşında bir kız çocuğu..Bir görüntü bu sadece, Duras’ın zihninden başka yerde olmayan..Fotoğrafı çekilmemiş alelade bir an. Sanki havada asılı duran o görüntüyü alıyor, başka görüntülerle uç uca dikiyor, yeniden cana gelsinler diye de üstlerine mürekkep döküyor. Yoksulluktan, umudunu erkek çocuğuna bağlamış annesinin sevgisizliğinden, yalnızlıktan köşeye sıkışmış bir ruh beliriyor önce..Sonra filtresiz bir öfke başını kaldırıyor..Sonra bana hayattan bir öç alma eylemi gibi gelen ilk cinsel deneyim.. Duras’ın tüm kitaplarında olduğu gibi zaman dilimi oldukça kısa tutulmuş. Herhangi biri, havada asılı kalacak kendi görüntüsünü uzaktaki Mekong ırmağından geçirene kadar Duras her şeyi anlatıp bitiriyor. Bu kitabı okurken Duras’ın nedametsizliğine, kendine karşı acımasız açıklığına, kendinden eminliğine özenmemek elde değil. Keşkesiz doğmuş kadın. Annesini anlatırken sevgiyi ve öfkeyi aynı anda veriş biçimi bana sık sık Annie Ernaux’u hatırlattı. Aynı kumaştan mı dikilmişler? Çok tavsiye.
Edebiyat
SevgiliMarguerite Duras · Sel Yayınları · 20171,299 okunma
Kim bilir kim çekmişti bu umutsuzluğun fotoğrafını
9/10
·104 syf.··
2023 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 19:26
YAZAR HAKKINDA 1914 yılında Çinhindi'nde doğan Marguerite Duras , gençliğini geçirdiği bu ülke­nin atmosferinden ve olaylarından derinden etkilendi. 18 yaşında Paris'e geldi; hukuk, matematik ve siyaset bilimi okudu. Komünist partiye katıldı. İlk romanı Les Impudents'ı 1943 yılında yayımladı. Özyaşamöyküsel bir roman olan Sevgili ile 1984'te Fransa'da Gon­court Ödülü'nü aldı. Çok sayıda roman dışında, birçok senaryoya da imza attı. Bütün eserlerinde edebiyatı sorguladı. 1960 Cannes Film Festivalinde gösterilen Hiroşima Sevgilim, Marguerite Duras 'ı ününün doruğuna çıkardı. Marguerite Duras 1996 yılının Mart ayında 82 yaşında öldü. İNCELEME Yazarla ilk tanışma kitabım oldu. Yazarın dilini çok beğendim. Her yönden kelimeleri hissettirmesi hiç bir araya gelip düşünemeyeceğiniz yerden çıkartıyor kelimeleri. Yeri geliyor şiirsel edebiyat okuduğunuzu o kelimelerin güzelliğini sanatını hissediyorsunuz. Bazı anılar olur insanın hafızalarına kazınmış olan kimseye anlatmadığı fotoğrafı bile olmayan bir anı... Bazı insanlar girer hayatımıza birden hafızamızda fotoğrafı kalan anılar... Yazarın bu kitabı da anılar etrafından dolaştırıyor bizi odak noktasındaki anıya gelmeden sırasız bir ileri bir geri götürerek itirafa dayalı anlatımıyla yapıyor bunu. Kitap 1920'lerde Fransız egemenliği altındaki Vietnam'da geçen 15 yaşındaki yoksul beyaz bir kız ile Çinli zengin bir iş adamının bir vapur yolcuğu sırasında tanışması ve aralarındaki yasadışı ilişkiyi konu alıyor. Kitapta karakterler birbirlerine isimleriyle hitap etmeyişi ile yazar yaşadığı toplumun birbirlerininden bahsetme şeklini ya da birbirlerini görme biçiminin altını çizmek için yapıyor sanırım. Kitapta sadece aşk yok geçmişin acılı yüzü de mevcut. Bunun etkisi ile yapıyor belki de büyük kardeşine başkaldırı olarak yapıyordu bu ilk deneyimi belki
Edebiyat
SevgiliMarguerite Duras · Can Yayınları · 19941,299 okunma
Ben hiç solumdan vurulmadım...
6/10
·104 syf.··
2023 9. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 12:55
Eser, yetmiş yaşında bir kadının elindeki hatıra fotoğraflarla on beş yaşına geri dönerek ilk aşkını hatırlaması, arka planda aile, cinsiyet kavramı, ırkçılık, savaş, sömürge zihniyeti üzerinden aşkı sorgulayarak sorgulatarak anlatmasıdır. Romanın satır aralarında gezecek olursak, “Yazdığımı sandım ama hiç yazmadım, sevdiğimi sandım ama hiç sevmedim, kapalı bir kapı önünde beklemekten başka bir şey yapmadım hiçbir zaman,” sözleri bizleri, karaktere üzülmekten ziyade onun sözleri etrafında kendi hayatımızı, aşkı, kararlarımızı sorgulamaya iter, “Öyleyse karakteri her şeyin sonunda hiçbir şey yapmadığına inandıran şey nedir?” sorusuyla başbaşa bırakır. Ne yazık ki Duras’ın niyetinin sadece kendisiyle hesaplaşmak mı yoksa bizi sahici bir sorgulamaya itmek mi olduğununu asla bilemeyeceğiz.. Fransız edebiyatının önemli ismi Marguerite Duras’nın dünya çapında satış rekoru kıran otobiyografik romanı ama benim için parçalı ve zorlayan bir anlatım tarzı vardı. Sayıklar gibi yazmış bu romanı.. Bir sarhoşluk hali hissettiriyor insana.. Bölük pörçük, kırık hatta zaman karmaşasının bile çok yoğun hissedildiği bir anlatım.. Okurken Freud'un "Derinlik Psikolojisi"nin yansımalarını da gördüm. Ortalamanın altında bir okumaydı benim için..
Edebiyat
SevgiliMarguerite Duras · Can Yayınları · 19941,299 okunma
5/10
·96 syf.··
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 15:46
Vietnam’da onbeş yaşındayken zengin bir Çinli ile birliktelik yaşayan yoksul bir beyaz kızdan bahsediyor. Küçük kız ve erkek kardeşleri annelerini büyük bir tutkuyla sevmişler, lakin toplumun, güven ve sevecenlik dolu annelerine yaşattıkları yüzünden, üç kardeş de birbirlerine ve yaşamlarına nefret beslemişlerdir. Ancak kitap bu aşk hikayesi etrafında şekillenen bir aile dramını anlatmaktadır.. ......Onu yitirmek istemiyorsam, özgür bırakmalıyım....
SevgiliMarguerite Duras · Sel Yayınları · 20171,299 okunma
5/10
·96 syf.··
2025 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 10:03
Sevmesen de seni düşündüren, overthink saati yaşayabileceğin bir kitap diyebilirim sanırım... Duras, aşkı anlatırken bir sıcaklıktan değil bir mesafeden konuşuyor. Sanki hissetmiyor da hatırlıyor ya da bir yerden hâlâ hesaplaşıyor gibi... Güç dengesizliği, yaş farkı, yoksulluk, aile baskısı… Tüm bunlar aşkı saf bir duygudan çıkarıp, daha çok bir duruma, hatta bir çaresizliğe dönüştürüyor. Ana karakter genç bir kız ama o bildik masumiyet anlatılarından çok uzakta. Ne hissettiğini doğrudan söylemiyor belki ama satır aralarından öyle çok şey taşıyor ki... Kendi ailesiyle, kadınlığıyla, bedeniyle, çevresiyle hatta sessizliğiyle bile savaşıyor. Arzular var, bastırılmış öfkeler, yarım kalmış duygular... Bazı sayfalarda kendimi boşluğa düşer gibi hissettim. Kitaba büyük bir merakla başladım. Otobiyografik tarafı da ilgimi çekti açıkçası ama sanırım beklentim biraz fazlaydı. Hikâye bana sürekli konudan konuya atlıyormuş gibi geldi. Bir bütünlük kurmakta zorlandım. Anlatım zaman zaman çok güçlüydü ama bağ kurmak benim için kolay olmadı. Yorumlara baktığımda bu kitabı çok sevenlerin de olduğunu gördüm. Zaten ödüllü bir kitap bildiğim kadarıyla. O yüzden ; belki mesele kitapta değil bendedir. Belki yanlış zamanda okudum. Belki de o kırılmayı henüz tam olarak yaşamadım. Bilemiyorum... Anlatıcı, hem bir kız çocuğu gibi konuşuyor hem de geçmişe uzaktan bakan biri gibi. Hem içeriden hem dışarıdan anlatıyor. Ve sanırım kitabın en çarpıcı yanı da tam olarak bu: O ikilik hissi.
SevgiliMarguerite Duras · Sel Yayınları · 20171,299 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2022 00:21
Yarı otobiyografik kısacık bir roman. Kopuk kopuk. Ardarda gelen üç cümlede gelecek, geniş ve geçmiş zaman kullanarak,filmi bir ileri bir geri sarıyor sanki. Oldukça etkileyici,şiirsel ve duygusal bir anlatıma sahip. Kitap arka kapakta , ilk cinsel aşk,kadının bedeni üzerinde hakimiyet hakkı falan filan... gibi anlatılsada ,aslında konu bu kadar sığ değil. Ailenin yükünü 15 buçuk yaşında üstlenmesi gerektiğini farkeden bir kız çocuğu var. Annesine duyduğu merhamet yüzünden, kendini feda ediyor.Ancak annesi ona karşı pek de merhametli değil. Toplum tarafından dışlanıyor,yalnızlaşıyor. Annesinin çocukları arasında ayrım yaptığı, hayırsız büyük oğlunu korumak için kızı ve diğer oğlunu feda ettigi gerçeği ile yıllar sonra yüzleşiyor. Ailevi psikolojik bir dram çok etkileyici bir üslupla anlatılmış.Çok beğendim.
SevgiliMarguerite Duras · Sel Yayınları · 20171,299 okunma
#1001kitap~~~
10/10
·96 syf.··
2020 99. kitabı
Marguerite Duras'ın 1984 Goncourt Ödülünü alan ve 34 dile çevrilen kitabı "Sevgili", Marguerite Duras'ın 70 yaşındayken yazdığı, duygusal yoğunlukla yalınlığın birleştiği bu roman, on beş yaşındaki yoksul beyaz 1 kızın, Vietnam'da, 1 nehir üzerinde yaptığı vapur yolculuğu sırasında, kendinden 2 kat yaşlı, zengin 1Çinliyle tanışmasının, o adamla aşkı keşfetmesinin öyküsünü ve kendi aile içi ilişkilerinde aile bireyleri ve annenin tüm bu yaşadığı durumlar içindeki genel tavrı kitaptaki en etkileyici bölümlerdi bence en iç burkan olayları anlatırken, bazı yerler vardı ki okurken bile isyan ettirdi beni, çok gerçekçiydi anlatımı durağan olsa bile... Yazarın kendisi de, 17 yaşına kadar, 1Fransız sömürgesi olan Vietnam'da kaldığından dolayı romanda otobiyografik öğeler de bulunmaktadır. Kitabin filmi de varmış henuz izlemedim... "Sevgili" ölmeden önce okunması gereken #1001kitap arasındadır ki yazarı okumaya devam edeceğim, kurduğu tüm psikolojik durumlar çok sarsıcıydı, herkese sağlıklı mutlu huzurlu keyifli okumalar...
Edebiyat
SevgiliMarguerite Duras · Sel Yayınları · 20171,299 okunma

Yazar Hakkında

Marguerite DurasYazar · 30 kitap
Marguerite Duras, Fransız yazardı. 1914'te Saygon yakınlarındaki Gian-Dinh'de doğdu. Fransa'ya döndüğü 1932'ye kadar çocukluğu ve ilk gençliği Vietnam'ın çeşitli bölgelerinde geçti. Felsefe ağırlıklı lise diploması aldı; hukuk, matematik ve siyasal bilimler alanlarında öğrenim yaptı. 1943'te ilk kitabı yayımlandı: Les Impudents (Saygısızlar). Aynı yıl Direniş Hareketi'ne katılıp François Mitterrand'la aynı hücrede çalıştı. 1944'te kocası Robert Antelme tutuklanıp toplama kampına yollandı. Bu dönemi daha sonra La Douleur (Acı) adlı kitabında anlatacaktır. Aynı yıl Fransız Komünist Partisi'ne üye oldu; 1950 sonlarında partiden ayrıldı. 1955'te yayımlanan Le Square (Alan) adlı kitabı "alt-konuşma" tekniğine çok yakın bir yazı cinsinin doğuşuna damgasını vurdu. 1955-60 arasında Cezayir Savaşı ve De Gaulle rejimine karşı mücadele verdi. Makale ve röportajlarında toplumun dışına atılmış insanlarla ilgilendi (örneğin "Orange'lı Nadine", [Yeşil Gözler, Metis, 1990). 1958'de yayımlanan Moderato Cantabile'nin tirajı beş yüz bini buldu. 1959'da senaryosunu yazdığı Hiroshima mon amour (Hiroşima Sevgilim) Alain Resnais tarafından filme alındı. Tiyatrodaki ilk başarısını 1965'te sahneye konan Une Journée Entière Dans les Arbres (Bütün Gün Ağaçlarda) piyesiyle yaşadı. 68 olaylarına etkin olarak katıldı, Öğrenci-Yazar Eylem Komitesi'nde yer aldı. 1969'da ilk filmini çekti: Détruire dit-elle (Yıkmak, Dedi Kadın). Bu dönemle birlikte ve özellikle 1970'te L'amour (Sevgi) adlı kitabının yayımlanmasından sonra yazısı sinemanın hizmetine girdi; metinlerinin başlığında "metin-tiyatro-film" ibaresi görülmeye başladı. 1975'te India Song'u çekti. Bu filmde "metin dışı sesler" ilk defa bu kadar ağırlığını hissettiriyordu. 1980 yazında yeniden edebiyata döndü. Bu dönemin ilk kitabı L'été 80'dir (80 Yazı). 1982'de Ölüm Hastalığı (La Maladie de la mort), 1983'te Sevgili (L'amant) yayımlandı. Bunları 1987'de Emily L., 1990'da La Pluie d'Eté (Yaz Yağmuru) izledi. Duras, Ekim 1988-Haziran 1989 arasını hastanede koma halinde geçirdi.