Yalnızız, Peyami Safa'nın edebiyatının doruklarına çıktığı eseridir bence. Her ne kadar diğer eserlerinde ruh çözümlemeleri ile konu ile ve betimlemeleri ile yüksek bir edebiyata sahip olsa da Yalnızız adeta bir başyapıt olmuş. Ruh çözümlemeleri ile yazar resmen sizi hikayenin içine alıyor. Aynı evde yaşayan ama birbirinden tamamen alakasız bu kişilerin hepsinin -sanki kendisi o duyguların aynısını yaşamış gibi- bambaşka duyguları bu kadar canlı bu kadar detaylı verilemezdi.
Bunların ötesinde Peyami Safa romanda Samim karakteri ile bize kendisinin özlemini duyduğu ideal bir dünyayı tanıtıyor. Simeranya... İçinde bulunduğumuz dünyanın eksikliklerinin, yanlışlıklarının neler olduğunu gayet açık bir şekilde bize anlatarak bu dünyayı ve yanlış düzeni eleştiriyor. Ama diğer eleştirenlerin yaptıkları gibi eleştirip bir kenara çekilmiyor. Bize bu dünyadaki eksiklerin giderildiği alternatif dünyayı -Simeranya'yı- tanıtıyor. Sorunlara nasıl çözümler getireceği bu dünya üzerinden bize aktarılıyor. Ve yine bu dünya üzerinden görüyoruz ruhsal çözümlemelerini. İnsanı iki benliğe ayıran ve bu iki farklı benliğin insanı hangi yönlerde etkilediğini anlatarak bizlere içimizde ihtirasın kontrol ettiği benliğimiz ile hareket etmememiz gerektiğini anlatıyor.
Çok etkileyici ve akıcı bir kitaptı benim için. Betimlemeleri ve ruh çözümlemeleri ile beni tesiri altında bıraktı. Gerek verdiği mesajlar olsun gerek düşündürdükleri olsun çok kıymetli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bizi sorgulatan yaşadığımız dünyayı ve benliğimizi farklı bir bakış açısıyla görmemizi sağlayan bir kitap kanımca. Herkesin -sadece edebi açıdan çok doyurucu bir eser olması hasebiyle bile olsa- okumasını şiddetle tavsiye ederim.