Arada konuşması lazımdı ve kendisi gibi konuşacak, ancak karşısındakilerin anlamasını sağlamak ve onları fazla sarsmamak için biraz yumuşatacaktı dilini. Ayrıca üstü kapalı bile olsa bilmediği bir şeyi biliyormuş gibi yapacaktı.
Kitaplarda okuduğu insanlarla beraber aynı masada oturmuş yemek yiyordu. Hatta kendisi de o kitapların içindeydi, cilt cilt basılmış sayfaların arasında büyük bir maceraya atılmıştı.