Bu gülüş, benim çok içime dokunan bir gülüştü. Fakat bu küçük kızın iç alemini bir taraftan gayet iyi ifşa ediyordu. O gece ben, Sabiha'da o yaştaki bir insan için hakikaten şaşılacak bir talihsiz işi, bir vaziyeti olduğu gibi görme kudreti ile, onunla tam zıt yapan, hatta onu yenen bir nevi üste çıkmak arzusunun ve belki de yaratılışından gelme bir kayıtsızlığın beraber yürüdüklerini hisseder gibi oldum.
Bizim yaşımızda her çocuk galiba az çok dayak yiyor. İstesem zaten kendimi dövdürmem; fakat bağırmasınlar, hiddetlerini alsınlar, diye bırakıyorum ama bağırmak kötü!... Bilmezsin birisi yanımda bağırınca ne hale giriyorum. Bir gün babamla annem kavga ederlerken ben ölebilirim...