Tek ölümsüzler sanatçılardır, şairlerdir, yazarlardır, düşünürlerdir. Şimdi ünlü olmasalar bile, ileride değerleri anlaşılacaktır. Çamurlu bir su birikintisine, bembeyaz, ışıl ışıl ışıldayan çok güzel bir çakıltaşı atmışlardır onlar. Çamurlu sular nasıl olsa bir gün çekilecek, o güzel çakıltaşı gün ışığına çıkacaktır...
Şimdi yokluğunda üzerime çöken çaresizliğimin
yaş olup toprağa karışan cümleleri bunlar. Gelişinle asırlardır uyuduğum bir uykunun en güzel sabahına uyandım.
Biz seninle, var ile yok arası bir dünyanın öksüz ve yetim çocuklarıydık. Ellerimiz toz toprak, kir pas içindeydi yüzümüz. En sessiz kuytuların, belki de en suskun resimleriydik.Siyah beyaz bir hayatın gölgesine kara çalınmış umutlarıydı umutlarımız. Hayatla oynadığımız bu adil olmayan oyunda, adil olan tek şey adımın adına yakışıyor olmasıydı.
En yoksul duygularımla geldim sana. Ellerim yetim, sözlerim öksüz, yüreğim aç.
Aç gönlünün kapılarını gönlüm bir lokma sevgine muhtaç...
Haydi kalk!
Şimdi emeklemenin değil, yürümenin vaktidir.
Uzun yollara, bitmeyecek yıllara koşar adım yürümenin vaktidir.Üzerine basa basa bütün ayrılıkların,kavuşmanın vaktidir şimdi.
Geriye bakmadan, dağıta dağıta hasreti güneşe uzanmanın vaktidir...