Neseza

Bediüzzaman Hazretleri'nin nesebi ile ilgili, yukarıda izahı yapılan rivayetlerin dışında, Târihçi Cemal Kutay'ın bir başka rivayeti üzerinde de duralım. Diyor ki: “Said Nûr 1873-1290 senesinde(21) Bitlis sancağının (şimdi vilayet) Hizan nahiyesinin (şimdi kaza) “Nurs” Köyünde doğmuştur. Bu çevre, Târihçi İdris-i Bitlisi'nin ifadesine göre, Cengiz Han istilâsının önüne kattığı . Harzem-Horasan Türklerinin yerleştiği bölgedir ve İran Selçuklularından sonra devamlı bir Fars kültürünün te'sirinde kalmıştır.” Babasının ismi Mirza idi. Bu isim daha çok Azerî Türklerinde “bey, ağa” müteradifi olarak kullanılan tabirdi. Rahmetli Hamdullah Subhî Tanrıöver: “Said Nûr'un Türk Ocağı'na sık geldiğini ve bir gün “Benim dedemin de adı Mirza imiş. Bu Mirza'nın bir önü ve arkası olacak. Dedemin babasının ismi de “Kumral” imiş. Ben Kürtçede böyle bir isim bulamıyorum” dediğini
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Maddiyatta tevaggul eden, maneviyatta gabileşir ve sathî olur.
Efkârı teşviş eden ve Meşrutiyeti takdir etmeyen kimlerdir?
Cehalet ağanın, inad efendinin, garaz beyin, intikam paşanın, taklid hazretlerinin, mösyö gevezeliğin taht-ı riyasetlerinde, insan milletinde menba'-ı saadetimiz olan meşvereti inciten bir cem'iyettir.
Sübhanallah üstadım maşallah
İnkılab-ı siyasî cihetiyle dininden havf eden adam; dinden hissesi, Beyt-ül Ankebut gibi zayıf düşmüş cehalettir, onu korkutur.. Takliddir, onu telaşa düşürttürür. Zîrâ itimad-ı nefsin fıkdanı ve aczin vücûdu cihetiyle, saadetini yalnız hükûmetin cebinden zannettiğinden; kalbini, aklını da hükûmetin kesesinden tahayyül eder, korkar
Evvelde bilmezdem
Fakat vâ esefâ ki, muhit-i zamanî ve mekanînin te'siriyle hilâfet, saltanata inkılâb edip, istibdad bir parça hayatlandı.