Selâmlar kıymetli okur arkadaşlarım,
Bediüzzaman lâkabıyla tanınan 13. asrın müceddidi Said Nursî (r.a.)’nin, kendi ifadesiyle “eski Said” döneminde kaleme aldığı bir tefsir mukaddimesidir. Kitap üç bölümden oluşuyor.
-İlki hakikâtin ve hakikâtin ele alınışında izlenecek usûl ve esaslarla birlikte İslâmî bakışı zâhirperestlerin kirli pencerelerinden arındırmaya yönelik.
-İkincisi; belâgat ilminin yorumlanması, şiire, kafiyeye ve manâlara ne şekilde yaklaşılması gerektiği, müteşâbihatların (teşbihlerin) nasıl anlaşılması gerektiği ve hâdiseleri bulunduğu çağın şartlarına göre değerlendirmenin elzem olduğunu, aksi halde yanılgıya düşülme ihtimalinin arttığı, Kur’an-ı Kerîm’in üslûbuna dair bazı konulara açıklık getirildiği derin bir alan açıyor.
-Üçüncüsü, akide unsurlarıyla ecvibe-i Japoniye’ye dair bir beyanın aklî ispatına ve izahatına dairdir.
Kitap geneliyle ilgili şunu söylemek isterim, dili ağır, Osmanlıca, Farsça ve Arapça kelimeler yoğunluktadır. Bir olayı, bir meseleyi, bir eseri, bir konuyu, bir unsuru, bir iddiayı, bir durumu, bir beyanı, bir hâdiseyi, bir teferruatı, bir detayı, bir inceliği, bir manâyı, bir anlatıyı, bir cümleyi, bir paragrafı, bir kitabı… Ele alırken ve değerlendirirken hangi metotlarla ilerlenmesi gerektiğini ve nelerin referans alınmasının fayda sağlayacağını izah eden bir mukayese kitabıdır. Mukayeseden sonra meyvesini verip muhâkeme edilebilmenin kapısını aralayan ve müellifin kendi yoğun okumaları ve çalışmalarıyla elde edip kabiliyetini gösterdiği MUHÂKEMAT’ıdır.
Azamî istifâdenizi Âlim-i küllî şey’den niyaz ederim.