Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize sorarız:"Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi hikmet, hangi varlık bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor?" Fakat bunu düşünürken yalnız o adamların dışlarına bakarız; onların da birer kafaları, bunun içinde, isteseler de istemeseler de işlemeye mahkum birer dimağları bulunduğunu, bunun neticesi olarak kendilerine göre bir iç âlemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz.