“İnsanın doğası,” diye sürdürdüm konuşmamı, “sınırlı: Sevinç, üzüntü, acıya belli bir dereceye kadar katlanabiliyor. Ve bunun üstüne çıkınca mahvoluyor. Burada sorun birinin zayıf ya da güçlü olması değil, ister psikolojik, ister fiziksel olsun, duyduğu Üzüntünün miktarına tahammül edebilmesi ya da edememesi. Bana göre, yüksek ateşten ölen birine korkak demek ne kadar uygunsuzsa, yaşamına son veren biri korkaktır demek de o kadar tuhaf.
Ne zaman beynime bir kurşun sıkmak istesem, o bu şarkıyı çalıyor! Ruhumdaki kargaşa ve karamsarlık dağılıyor ve ben yine özgürce nefes almaya başlıyorum.
O benim için ilahi biri. Onun yanında tüm Hırslarından arınıyorum. Onun yanındayken bana neler oluyor hiç bilmiyorum, sanki bütün sinirlerim ruhumu alt üst ediyor.
Bütün duygularım yüzünden başım fazlasıyla dönüyor. -Ah onun masum kalbi ve özgür ruhu, Küçük yakınlaşmaların bile bana ne kadar acı verdiğini hissetmiyor.