Bir şeyi gerçekten sevip onunla bir olmamızın nedeni, ondaki içsel mükemmelliyeti görmüş olmamızdır. Ondaki "kusurlar" onun mükemmelliğinin bir özelliği ve pakete dahil olan parçalarıdır çünkü evrendeki her şeyin değişim ve gelişimi sürmektedir. Bu süreçte yaşanan evrim süreci onun mükemmelliğinin bir parçasıdır. Bu nedenle henüz yarısı açmış bir çiçek, savunulması gereken kusurlu bir çiçek değildir. Aksine, onun açması muazzam evrensel yasalara göre mükemmellik içinde oluşmaktadır. Aynı şekilde bu gezegendeki her bir birey de açılıyor, büyüyor, öğreniyor ve aynı mükemmelliyeti aynalıyor.
Sevgi, onaylama ve güven verme mekanizmasıdır ve sadece yanında olarak, ona sevgi enerjisi yansıtarak ve onu sevgi ile sarmalayarak bir insanın korkularını dindirebiliriz. Şifalandırıcı etkisi olan şey, ne söylediğimiz değil orada mevcut oluşumuzdur.
Kabul tevekkülden farklıdır. Tevekkülde hala daha önceki duygunun tortuları vardır. Gerçeklerin oldukları gibi görülmeleri konusunda isteksizliği ya da erteleme vardır. Tevekkül, "Bundan hoşlanmıyorum ama katlanmak zorundayım," demektir.
Kabulde ise olayların gerçek doğasına olan dirençten vazgeçilmiştir; yani kabulün işaretleri dinginlik ve huzurdur. Kabulde mücadele biter ve hayat yeniden başlar.