Nesrin

Ey ince tülbentlerden süzülen zehir… Ey kilimlerde murat alan hayal… Senin gözlerin olmasa bu dağlar, bu evler, bu bizim uzak yakınlığımız olur muydu? Kim severdi kendinden başkasını?
Sayfa 80 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
“Ve okuyorum yıllardır bütün yalnızlıkları Okuyorum da Kuş olsun, insan olsun Yalnızlık sevmesini bilmeyenlerin icadı.”
Sayfa 67 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Suya atılan taş gibi aklımda, kalbim de halkalanıp duruyor.
Sayfa 63 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Neden durup durup canımda büyüyor bu iki dizenin yalnızlığı? Bu nasıl bir ceza ki insanı sezgisiyle çaresiz düşürüyor.
Sayfa 48 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Babam gelirdi ve akşam olurdu. Bahçedeki akasya ağacı günboyu biriktirdiği kuşları birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza. Siyah-beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam. Kamyonlar hep geceleri, hep uzaklara giderdi. Ben o zamanlar bütün babaları susar sanırdım. Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam. Kapılar titreyerek açılır, titreyerek kapanırdı. Tanrıyı ve uzun konuşanları sevmezdi hiç. Babamdan yapılmış bir korkuydu dünya. Ben o zamanlar yalnızlığı gece sanırdım. Ne kadar susarsa o kadar terlerdi. Boncuk bocuk döktüğü ter, hep uzağından geçen kadınların içinde göveren gözleri miydi? Babam en çok kışa yakışırdı. Bütün oyunlarımız başkalarının evlerine bir güzellemeydi. Annem babamın günahları için bir namaz yumağı hâlâ. Ey penceresi dışarıya açık, içeriye kapalı evler… Babam neden yalnızca içince güzeldi. Şimdi beş ayrı evde aynı yürek lekesi süt kokularına yayılıp duruyor. Babam on altı yıldır ölüme saçmalığını anlatıyor…
Sayfa 42 - Kırmızı Kedi Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam