Şöyle bir ikilem yaşıyorum: Seni bütünüyle kendime istiyorum; ama senin özgür olmanı, bağımsız olmanı da istiyorum - bana bağlı olmanı; ama, benden bağımsız olmanı...
El ele tutuşma edimini düşün - bunu , en başından başlayarak,kendiliğinden, doğallıkla,hiç yadırgamadan yapmıştık : benim sağ elim,senin sol elin; tıpatıp, içiçe, sımsıkı... Öyle oldurdu ki, sokağa, yürümeye çıktığımızda,ellerimiz sanki kendilerinden bilirlerdi tutuşmaları gerektiğini; aynı anda da, karşılıklı,biribirlerini bulup,kavuşurlardı.