Lale Devri de lüksün, sanatın ve eğlencenin zirve yaptığı ama toplumsal dip dalgaların, ekonomik sıkıntıların görmezden gelindiği bir dönemdi. Sonu malum... ​ Bugün de ne zaman toplumsal, ekonomik ya da kültüvel anlamda "herkes çok keyifli, her şey harika görünüyor" algısı yaratılsa, insan ister istemez arkasından gelecek sonuçları düşünüyor. Çünkü sürdürülebilir olmayan her yapay refah veya sahte neşe, sonunda kendi krizini doğurur. Halkın sadece "izliyor" olması da aslında o derin sessizliğin ve biriken enerjinin en net göstergesi.
Alıntı
Eğer bir Gmail hesabınız varsa bunu en kısa sürede okumanız gerekiyor Google'ın yapay zekası artık e-postalarınızı ve ekli dosyalarınızı, banka dekontlarınızı, vergi dosyalarınızı, tıbbi mektuplarınızı, her şeyi tarıyor. Varsayılan olarak etkinleştirilmiş durumda ve bu konuda toplu bir dava açılmış. İşte bunu devre dışı bırakmak için 5 adım, anahtar iki yerde gizli: Google, 2025 sonlarında birçok kullanıcı için Gmail, Chat ve Meet'te Yapay Zeka özelliklerini otomatik olarak etkinleştirdi. Bu özellikler, e-postalarınızı, mesajlarınızı ve ekli dosyalarınızı okuyarak özetler ve öneriler oluşturabilir. Google, e-postalarınızın Gemini'yi eğitmediğini söylüyor, ancak bazı kullanıcılar bu Yapay Zeka özelliklerinin etkinleştirilmesine asla net bir şekilde onay vermediklerini belirtiyor. Bunlar devre dışı bırakılmadıkça, Yapay Zeka hâlâ gelen kutunuzu analiz ederek bu işlevleri sağlayabilir. 1. Ana anahtar Bu, Google'un size gösterdiği ana ayardır, ancak tek seçenek bu değil. Gmail (Masaüstü): Ayarlar → Tüm ayarları görüntüle → Akıllı özellikler ve kişiselleştirme → "Gmail, Sohbet ve Meet'te akıllı özellikleri etkinleştir" seçeneğinin işaretini kaldırın → Değişiklikleri kaydet. 2. Gizli Anahtar İlk ayarı kapatmak yeterli değil. Çoğu kişi burada duruyor. Aynı ayarlar sayfasında: Google Workspace Akıllı Özellikler → Workspace Akıllı Özellikler ayarlarını yönet → Her iki kutucuğun işaretini kaldırın → Kaydet. Her iki ayarın da kapatılması gerekiyor. 3. Telefonunuz Ayarlar her zaman cihazlar arasında senkronize olmayabilir, bu yüzden Gmail uygulamasını ayrıca kontrol edin.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Devlet televizyonu 3 kanladan fazla olmaz
TRT 1’de Dünya Kupası gibi en üst seviye bir turnuvanın maç sonrası yayını var ama beklenti net: analiz, taktik yorum, hakem değerlendirmesi, maçın kritik anları. İnsanlar bunun için bekliyor. Ama yayın akışı bir anda “Orhan Ayhan’ın anıları”na dönüyor. Bu, izleyiciyle dalga geçer gibi bir kopukluk yaratıyor. Daha sert tarafı şu: TRT’nin sadece TRT 1 değil, TRT Spor, TRT Spor Yıldız, TRT Avaz, TRT Türk, TRT World dahil neredeyse 10’a yakın kanalı var. Bu kadar kanal ve bütçe varken, Dünya Kupası maçının ardından doğru düzgün bir analiz kuşağı kuramamak ciddi bir yayıncılık problemi. Kanal çok ama içerik planlaması zayıf olunca, izleyiciye düşen şey “bekle ama karşılığını alma” oluyor. Devlet televizyonu açısından bakınca da durum daha tartışmalı: bu kadar kanal sayısı gerçekten gerekli mi, yoksa daha az ama daha nitelikli, düzenli ve profesyonel bir spor yayın akışı mı olmalı? Çünkü mesele kanal sayısı değil, Dünya Kupası gibi global bir organizasyonda bile standart bir post-match yayın akışının kurulamaması. not: tam 18 tv kanalı var.dünya üzerinde çin ve hindistan dışında 18 tv kanalı olan başka ülke yok.ortalama 1-5 arası diğer ülkelerde.
İnsan ilişkilerinde yeni ölçü: Fayda
Eskiden bir insan anlatılırken “Çok iyi biridir”, “Vefalıdır”, “Eli açıktır”, “Dost canlısıdır” denirdi. Bugün ise birini överken kullanılan kelimeler değişti: “Çevresi çok güçlü”, “İş bitirici”, “Bağlantıları kuvvetli”, “İşe yarayan biri.” Bu yalnızca dilin değişmesi değil; insanın değerinin nasıl ölçüldüğünün değişmesi. Çünkü dil, toplumların bilinçaltıdır. Hangi özellikler parlatılıyorsa, hangi sıfatlar ödüllendiriliyorsa toplum aslında neye dönüştüğünü orada ele verir. Bir zamanlar sadakat karakter göstergesiydi; şimdi birçok yerde ‘fazla duygusal olmak’ gibi algılanıyor. Eskiden birinin iyi günde kötü günde yanında durması kıymetliydi. Şimdi ise birçok ilişki görünmez bir performans sözleşmesi gibi işliyor: Ne kadar fayda sağlıyorsan, o kadar varsın. Üstelik mesele yalnız para da değil. Kimi insan güçlü çevresi olduğu için hayatlarda tutuluyor, kimi statü sağladığı için, kimi yalnız kalınca aranacak bir ‘duygusal mola alanı‘ olduğu için. İnsan artık yalnız insan biriktirmiyor; kendine görünmez bir ilişki portföyü kuruyor. Ve kırılma tam burada başlıyor. Bir insanın karakterinden önce işe yararlılığı konuşulmaya başladığında, ilişki yavaş yavaş duygusal bağ olmaktan çıkıp stratejik yatırım alanına dönüşüyor. İnsanlar artık çoğu zaman birbirine ‘Kimdir?‘ diye değil, ‘Hayatımda neyi kolaylaştırır?’ diye bakıyor. İyi biri olmak tek başına yeterli görülmüyor; hız kazandırması, kapı açması, görünürlüğü artırması bekleniyor. İlişkiler hâlâ sıcak ve samimi görünüyor belki ama derinde giderek daha hesaplı hale geliyor. İlişki piyasası __Kapitalizm yalnız çalışma biçimimizi değiştirmedi; duygusal dünyamızı da dönüştürdü. İnsan artık yalnız CV hazırlamıyor; kendisini de tasarlıyor. Nasıl göründüğünü, kimlerle yan yana durduğunu, hangi çevreye ait
Makale|Yazı
iç'sel hesaplaşma... zaqa.net/silva23
1000Kitap
Erk Hayvanı Bulma Çalışmasına Dayalı (Korku dönüştürme)
Şamanizm’de Yılanın Anlamları 1. Koruyucu Ruh - Şamanın yardımcısıdır: Kötü ruhlara karşı şamanı korur. - Yolculuk rehberi: Gökyüzü ve yeraltı yolculuklarında şamana eşlik eder. 2. Dönüşüm ve Yenilenme - Deri değiştirme özelliği, ruhun eski yüklerinden arınıp yeniden doğmasını simgeler. - Bu yönüyle yılan, ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgiyi temsil eder. 3. Bilgelik ve Gizli Bilgi - Spiral hareketiyle evrenin enerjisini ve yaşam döngüsünü sembolize eder. - Yeraltı bilgeliğinin taşıyıcısıdır; şaman için gizli öğretilerin kapısını açar. 4. Çift Yönlü Doğa - Zehir: Ölüm ve korku sembolü. - Şifa: Aynı zamanda iyileştirici güç. - Bu çift yönlülük, yılanı hem korkutucu hem de kutsal kılar. Küçükken korkutulmuştum sahtesiyle sonrasında küçüğünden- büyüğünden, dirisinden- diri olmayan halinden korkmuştum. Rüya tabirlerininde de "düşman- korku- gölge" sayılırdı, özellikle rengi siyahsa ya da saldırası gelmişse. Çoğu zaman da beni yılan kovalardı, bana saldırmak isterdi: çoook uzun, kapkalın, simsiyah. Yüzünü ve o pullarını dahi net ve yakından görürdüm. Kaçardım. Sonra bir yerde "Korkuya neden olan da biziz: Yüklediğimiz anlam." tarzı bir şey okumuştum. "Cidden ya, yılan yerine kelebek gelseydi korkmazdım mesela. Veya civciv. Ayrıca madem yılan geliyor, adil bir savaş için benim de yılan olmam lazım. Eheehee sen şimdi naneyi yemedin mi? (:" moduna girmiştim. En son bir rüyamda kaçmak yerine siyaha karşı bembeyaz bir yılana dönüşüp onun kafasını koparmıştım: Rüyada olan ben artık yılandım cidden. Ve gören ben ise şok olmuş haldeydi. Ondan sonra bir daha kovalamaca olmadı. Ve bazen yerin katlarını toprak yerine yılandan gördüğüm olmuştu. Hiç boşluk yok, zemin ve altı canlı yılan kaynıyor. Ben üstlerine basarak hareket ediyordum. "Tövbe Yarabbi, tüm akrabalarımızın gerçek
Duygu ve Düşünce