Önermem
Puan vermedi·276 syf.··
2026 15. kitabı
Çok büyük hevesle okuduğum, fakat hiç beğenmediğim bir kitap, ha açılacak ha hızlanacak derken kitap bitti. Maalesef hiç beğenmedim, Grange veya Ahmet Ümit'i çok net tercih ederim. Gerilim sahnelerine lafım yok, gayet ürpertici fakat konu oturmamış, yazarın başka herhangi bir kitabını okumadım. Çok büyük hayal kırıklığı... Cerrah
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201217,2bin okunma
Seçkinler Kitap Yorumu
Puan vermedi
Seçkinler'i okurken ilk başta klasik bir üniversite hikâyesi okuyacağımı sanmıştım ama sayfalar ilerledikçe kendimi tamamen farklı bir dünyanın içinde buldum. Güneş'in Gümüş Kuyu'ya gelişiyle başlayan olaylar, Ulukan örgütünün sırları ve Akay ailesinin karanlık yüzü derken kitap beni sürekli "bir bölüm daha" dedirtti. En çok sevdiğim şey kitabın atmosferi oldu. Gizem, ayinler, entrikalar ve psikolojik gerilim çok güzel harmanlanmış. Sürekli bir şeylerin ters gittiğini hissediyorsunuz ve bu merak duygusu kitabın sonuna kadar hiç azalmıyor. Çağın karakteri de ilgimi çeken karakterlerden biriydi. Onu çözmeye çalışırken bir yandan Güneş'le arasındaki çekimi okumak keyifliydi. Keşke ikisinin sahneleri biraz daha fazla olsaydı diye düşündüm. Kitabın dili akıcı olduğu için sayfalar su gibi aktı. Özellikle olayların yavaş yavaş açığa çıkması ve beklemediğim yerlerde gelen ters köşeler okumayı daha da zevkli hale getirdi. Karanlık atmosferi, gizli örgütleri ve gizemli olayları seviyorsanız Seçkinler'e mutlaka bir şans verin. Ben okurken hem gerildim hem de son sayfaya kadar merakımı hiç kaybetmedim. Ayrıca kitabın temposu da oldukça başarılıydı. Her bölümde yeni bir sır ortaya çıkarken, yazar okuru sürekli tahmin yürütmeye zorluyor. Tam "Artık her şeyi çözdüm." dediğiniz anda beklenmedik gelişmeler yaşanıyor ve hikâye bambaşka bir yöne evriliyor. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri ise karanlık atmosferini baştan sona koruması oldu. Ayinler, gizli örgüt, güç savaşı ve psikolojik baskı unsurları bir araya gelince ortaya sürükleyici bir kurgu çıkmış. Yer yer tüyler ürperten sahneler de bu atmosferi daha etkileyici hâle getiriyor. Karakterler siyah ve beyaz kadar net değil; çoğunun gri yönleri var. Bu da onları daha gerçekçi hissettiriyor. Özellikle Çağın'ın kararları ve
SeçkinlerCan Gözek · Kaktüs Sanat Yayınevi · 20268 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herakles'in Bağları -Jasmine Mas
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:09
Acının yokluğunu neredeyse fark etmedim çünkü hayatta hiçbir şey Alexis'e duyduğum karşılıksız aşkın ıstırabıyla kıyaslanamazdı. Cenneti yerinden oynatamazsam,cehennemi ayağa kaldırırım. Herakles Ölüm Meclisi'nin avına katılmak için geri dönüyor. Bir yandan Augustus ve Kharon'a yaptıkları olaydan dolayı kızgın bir yandan ise Patro ve Akhilleus ile uğraşmak durumunda kalıyor. İlk kitaba göre bu kitapta Herakles'i daha güçlü bir şekilde okuyoruz. Ve kitapta fantastik öğelerin yanı sıra daha çok reverse harem ve romantsy olarak daha çok ağırlık verilmiş. Benim şahsen hoşuma gitti ve severek okudum kitabı. Akıcı bir şekilde ilerledi ve bazı yerlerinde çok heyecanlı sahneler vardı. Özellikle Herakles'in 12 görevi tamamlamak için harcadığı çaba çok iyiydi. Bir yandan ise yeraltından kaçan Medusa'dan dolayı Olimposlulardan bazıları korkuyor ve paniğe kapılıyorlar. Medusa ile ilgili gerçeği de sonlarda öğreniyoruz ve Herakles'in yaptığı şey beni iyi anlamda şaşırttı. Bu kitapta en çok sevdiğim olaylardan biri de Augustus ve Kharon'un Herakles'i kazanmak için gösterdikleri çabaydı. Aynı zamanda Nyx evcil hayvanın da Herakles'in yanında olup koruması güzeldi. Patro ve Akhilleus beni okurken heyecanlandıran çiftlerden bir diğeriydi.Aralarında olan tutku ve dinamik çok iyi. Hades ve Persophene'nin kızları Herakles'in yanında olup onu desteklemeleri güzeldi. Son sahnede anladığım kadarıyla diğer kitapta bir reverse harem daha çiftimiz olacak ve onları okumak için çok heyecanlıyım. Evreni karışık olmayan ve kolay okunan bir fantastik seri benim için. Eğer reverse harem de okurken rahatsız etmiyorsa tavsiye edebileceğim bir kitap. Ben Yunan mitolojisi ile ilgili kitaplar okumayı sevdiğim için bu seriyi keyifle okudum. Üçüncü kitabı heyecanla bekliyorum. Fantastik anlamda biraz
1000Kitap
Herakles'in BağlarıJasmine Mas · Juno Kitap · 202625 okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 23:20
Öncelikle gerçek bir hikayeden uyarlanmış olduğunu belirterek başlamak istiyorum. Kadınların her dönem yaşadığı zorluklara cadı avcılığı ve ırkçılık da eklenirse neler olabiliri çok net okuyup görebileceğimiz bir eser olmuş. Siyahi olduğu için köle olmak zorunda olan ve cadı damgası yiyen Tituba’nın zorlu hayatı detaylı anlatılıyor. Daha vurucu anlatımlar okuduğum için puanı biraz kırıyorum, ama onun haricinde başarılı bir eser kendileri
Ben Tituba Salem'in Kara CadısıMaryse Condé · Bilgi Yayınevi · 2021227 okunma
7/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:58
Netflix dizisi gibi bir roman… Ensest, eşcinsel, biseksüel ve bilumum her türlü ilişki imalı kurgulanmış bir roman… Dili sade, basit ve anlaşılır… Ancak konu kitap bitene kadar gizemini devam ettirip, konu ancak kitap bitimine doğru net anlaşılabiliyor… Esasında konu savaş ve savaş sonrası baskı rejiminin insanları ne hale getirdiğini kesitler halinde sunuyor. Hayal mi, gerçek mi derken roman akıp gidiyor. Sıkılmadan okunulanacak bir kitap olduğunu düşünüyorum…
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
"Amsterdam'da Düello" Üzerine
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 19:11
İngiliz edebiyatının güçlü kalemlerinden Ian McEwan’ın Amsterdam'da Duello adlı eserini henüz bitirdim. İlk bakışta sıradan bir modern zaman anlatısı gibi dursa da metin kendi içinde birbirine bağlanan birkaç güçlü felsefi ve ahlaki odak noktasına yayılıyor. Roman, durağan gibi görünen ama aslında içten içe kaynayan bir psikolojik gerilim hattında ilerleyerek okurunu zihinsel bir düelloya davet ediyor. Romanın temel tartışma alanlarından biri, kişisel verilerin gizliliği ve basın ahlakı üzerine kurulu. Bir devlet adamının, dışarıya yansıttığı muhafazakâr imajla tamamen zıtlık gösteren mahrem özel hayatı, onun siyasi kariyerini bitirmek için bir silaha dönüştürülebilir mi? Kitabın ana karakterlerinden gazeteci Vernon üzerinden yazar bizleri zorlu bir ikilemle baş başa bırakıyor: Kamuoyunu "aydınlatma" kisvesi altında bir insanın özel hayatını ifşa etmek erdemli bir gazetecilik faaliyeti midir, yoksa tiraj ve şöhret uğruna işlenmiş modern bir cinayet mi? McEwan, medyanın ikiyüzlülüğünü ve hırslar uğruna ahlaki pusulanın nasıl şaştığını oldukça çarpıcı bir şekilde resmediyor. Eserin diğer odak noktası ise sanat, eser üretmek ve "ölümsüzlük" arasındaki o tehlikeli ilişki. Bu tema, romanın diğer ana karakteri olan müzisyen/besteci Clive’ın hayatı ve düşünce dünyası üzerinden ustalıkla dile getirilmiş. Bir sanatçı, başyapıtını yaratma ve ölümsüzlüğe ulaşma arzusuyla gerçek dünyadan, ahlaki sorumluluklardan ve hatta başka hayatların güvenliğinden bile vazgeçebilir mi? Clive’ın yaratım süreci uğruna insani değerleri nasıl hiçe saydığı, sanatın kibrinin insanı nasıl körleştirdiğinin en net göstergesi. ​ Roman başlardan sonlara kadar karakterlerin iç dünyalarındaki ahlaki çürümeyi ağır ve durağan bir tempoyla işliyor. Ancak bu durağanlık, okuru rehavete sürüklemek için özenle
Amsterdam'da DüelloIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2019537 okunma