Halk can çekişiyor. Alıstırmış kendini bu yaşama yadırgamıyor. Çocukların ölmesi, kadınların güçlerinin yetmeyeceği işleri yapmak zorunda bırakılmaları, herkesin, özellikle yaşlıların kötü beslenmeleri olağan geliyor onlara. Halk yavaş yavaş öylesine alışmış, benimsemiş ki bunu, yaşayılın korkunçluğunu göremiyor, yakınmıyor. Bu yüzden bizde bu durumun olağan olduğunu sanıyoruz.
İnsanlar nehirlere benzerler hepsinden aynı su akar, ama her nehir kah daralır hızlı akar kah genişler durgun akar, kah tertemizdir kah bulanık, kah soğuktur kah ılık. İnsanlar da öyledirler. Her insanda kişioğlunun genel özelliklerinin özü vardır. Bazen bunlar, bazen ötekiler çıkar üste. İyi ya da kötü olur. Bazı insanlarda bu değişiklikler pek belirgindir, keskindir.