Nevzer

Nevzer
@nevzerbilaloglu
“Bir de şunu söyleyeyim ki, Mösyö Bovary, hayli batıl itikatlarla mücadeleye mecbur olacaksınız; ilminizin gayretleri karşısına her gün, alışıklık, görenek mahsulü birtakım inatlar çıkacak; çünkü hâlâ, hekime veya eczacıya müracaat lazım geldiği yerde dokuz gün tövbelerine, kutsal emanetlere, papaza başvuranlar oluyor.”
Sayfa 83·Kitabı okudu
Reklam
“— Susun, Mösyö Homais! Siz kâfirin birisiniz. Ne dininiz var, ne imanınız!.. Eczacı cevap verdi: — Neden olmasın, benim de dinim var, hem benimki, o türlü türlü hokkabazlıklar, maskaralıklar eden heriflerin hepsininkinden ileri... Bilakis, ben Allah'a taparım. Bizi, vatandaş ve aile babası vazifelerini görelim diye bu dünyaya getiren, adı ne olursa olsun, bir Yüce Varlık, bir Yaradan bulunduğuna inanırım. Ama, kiliseye gidip gümüş tabaklar öpmeye, bizden iyi yiyip içen birtakım soytarıları kesemden beslemeye gereksinme duyamam; çünkü insan Allah'a saygısını bir ormanda, bir tarlada, hatta eski zaman adamları gibi, gök kubbeyi seyretmekle de gösterebilir. Benim Allahım Sokrates'in, Franklin'in, Voltaire'in, Béranger'nin Allahıdır. Ben Savoie Papazının Amentüsü ile 89 ihtilalinin ölmez prensiplerine taraftarım. Yoksa, bahçesinde elinde bastonu ile dolaşan, dostlarını balinaların karnına yerleştiren, bir feryat koparıp ölen ve üç gün sonra yeniden dirilen bir Tanrı kabul edemem. Bunlar, aslında manasız, üstelik fizik kanunlarının hepsine aykırı şeylerdir; sırası gelmişken söyleyeyim, papazların öteden beri kendileriyle birlikte halkı da sürükleyip bulanık suda boğulmaya zorladıklarına, ne korkunç bir bilgisizlik içinde çürümekte olduklarına bu da bir delildir.”
Sayfa 80·Kitabı okudu
“köylü ana babadan doğup onların nasırlı ellerinin katılığını ruhlarından bir türlü gideremeyen insanların çoğu gibi sert yürekli olmasına, başkalarının halinden öyle kolay kolay anlamamasına rağmen, kesesindeki bütün ufaklığı fukaraya attığı da olurdu.”
Sayfa 68·Kitabı okudu
“Demek ki günler, hepsi birbirinden farksız, birbirini izleyip duracak ve bir şey getirmeyecekti! Başkalarının hayatında ise, ne kadar yavan olursa olsun, günün birinde bir hadise çıkması ihtimali vardı. Bir maceradan bazen bitmez tükenmez sonuçlar doğar, dekor değişiverir. Halbuki Emma için bir şey, hiçbir şey olacağı yoktu. Allah öyle emretmişti!.. Gelecek, dipte kapısı sımsıkı kapalı, karanlık, daracık bir dehlizdi.”
Sayfa 65·Kitabı okudu
“Emma'ya öyle geliyordu ki, ancak bir toprağa mahsus ve başka yerde tutamayan fidanlar gibi, saadet yetiştirmek de dünyada yalnız bazı memleketlere vergidir.’’
Reklam