Kentin dönüşümü sadece mekana makyaj yapmakla olmaz. İnsanı yetiştirmek lâzım. o da çok yönlü bir iş. Öncelikle ortak değerler etrafında ittifakla toplanmak lâzım.
Dört bir yanım ezan sesi ile kaplanıyor. Şükür Rabbimize, şükür. Ezan sesi semalara yükseldikçe elbette nir hayatımız vardır.Tövbe kapısı açık, gayret kuşağı yanı başımızdadır. Gayret bizden, tevfik Allah'tan.
Tanpınar Divan şiirinden hareketle söyler bu sözü: "Şiirimiz düştüğü yerden kalkacak" der. Yani "ses" ten. Sesini kaybeden, musikisini, ahengini kaybeden şehir onu yeniden bulacak. Yeter ki insan kaybolmasın, insan bozulmasın. Eşyayı, etrafı yenilersin, düzeltirsin ama bozulan insanı düzeltmek zordur, kim bilir kaç nesil alır. Fikriyatımız da öyle. Yeterki biz, etrafımızda pervane kesilen Ruhun fısıltısını duymak için kalbimizi açabilelim. Fetih bir defaya mahsus değil. Fetih, açmak açılmak demek. Bu şehrin kapıları bize yeniden açılacak.
Modern medeniyet bir otomobil medeniyetidir ve düzenin ana simgesi trafiktir. Trafikte düzen sağlayamamış bir ülkenin, mesela siyasette düzen tuturması söz konusu değildir.
Marka giyinmenin hususi değil umumi bir şey olduğunu marka ve imzanın iki ayrı zihniyeti temsil ettiğini söylesem. Zsvki olanların terzisi olduğunu desem. Terziler birer sanatkardır ve imzaları vardır değil mi? Oysa marka kollektif bir çabanın ürünüdür. Aslında bakarsan o da bir nevi konfeksiyon. Marka sahibi şirket, markalı pantolonu giyen erkeği veya marka parfüm sürünen kadını bütün dünyadan devşirdiği sürüsüne katılıyor. Kovboyların sığırları damgalaması gibi. Marka hegemonik bir şey. İnsanlar makineye nasıl güle- oynaya teslim olmuş ise markayada öyle tapıyor. Bu tam bir mistifikasyon. Marka giyerek sürüden ayrıldığını sanıyorsun. Farkı fark edin, diyorsun. Heyhat! Bu aldanışın daniskası. Gerçekte sen de bu markanın bir neferi oluyorsun.
Oysa imza şahsi ve muhteremdir. Tektir, biriciktir. Ecdadımız içinde bazı sanatçılar benlik davası gütmemek için eserlerinin altına imza atmamıştır. Var olmak, kesretten kurtulup vahdete erişmektir. "Ah teslimiyet" sözü bu manadadır.