Bugün birileri mezhebe "tefrika" nazatı ile bakmaktadır. Ancak mezheb tefrika değil, rahmettir. Çünkü mezheb meslesi ihtilafların bir ürünü değil, ihtiyaçların bir karşılığıdır. Dolayısıyla mezheb meselesi nassların farklı anlaşılmasının, farklı okunmasının ne anlama geldiği konusunda ipuçları vermektedir.
"Dünya arkasını dönmüş gidiyor, ahiret ise yönelmiş geliyor. Bunlardan her ikisinin de kendine has evlatları vardır. Sizler âhiretin evlatları olun. Sakın dünyanın evlatları olmayın. Zirâ bugün amel var, hesap yok; yarın ise hesap var, amel yok."
Müspet ihtilafın reddi, bölünmeyi ve tekfiri yaygınlaştırır. Kendi imanlarımıza sahip çıkma gibi bir gayretimiz olması gerekirken elimizdeki bir iki mesele üzerinden çok rahat kafir, münafık, fasık kelimelerini kullanıyoruz. Niçin? Çünkü ihtilafın kapısını kapattık. "Bu meselede benim kardeşim de böyle düşünsün." diyemiyoruz. Karşımızdaki kişinin de aynı bizim gibi düşünmesini istiyoruz ki işte tam da bunun adı faşizmdir.
Ödediğiniz bedelin büyüklüğü/ ağırlığı, elde edeceğiniz istifade ile orantılıdır. Bir mesele hakkında istenilen oranda bedel ödemezseniz o meseleyi kavrama noktasında ortaya bir şey konamaz.