Enkaz altındaki bu daracık aralıkta tüm özgürlüklerinden mahrum edilmiş bir hâlde çaresizce yanıp kömürleşmek, kül olmak üzereyken panik yapmak ne işe yarardı ki? Burada bedenini biraz bile hareket ettirecek alan yoktu ancak ruhu cennet ve dünya arasındaki engin boşluktan geçecekti. Geriye kalan, bir anlık esaretti.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Okuduğum ikinci japon klasiği, dönemi ve coğrafyayı oldukça yalın gözler önüne seren, kolay okunan akıcı bir eser. En çok dikkatimi çeken kısım Japon kadınlarının yüz yıl önceki konumları oldu.
"Erkek değil misin, sana ne çamaşırdan? Karışma!" gibi bir cümle geçiyor kitapta. Bu cümleden yola çıkarak döneminde kadınların ev işlerini üstlendiği, kocasına hizmet eden bireyler olduğu tahmin edilebilir. Ancak şaşırtıcı bir şekilde öyle değil, en azından bu kitaptan anladığım kadarıyla. 'Bir Adam' rolündeki Şozo, karısı Fukuko'nun sözünden çıkmıyor. Fukuko Şozo'nun dışarı çıkmasını bile yasaklayacak otoriteye sahip. Öyle ki, Fukuko kaynanasını azarladığında bile yaşlı kadın büzüşüyor. Ev hayatında yüksek oranda söz sahibi olmalarına karşın Japonya'da kadınların oy kullanma hakkının 1945'i bulması da ilginç açıkçası.
Japon kitaplarını okudukça alıştığım Avrupa Edebiyatından çok farklı olduğunu hissediyorum. Tamamen farklı bir coğrafya. Kitaplarla coğrafyayı keşfetmek de ayrı bir keyifli. Son olarak çevirmenin ustalığından da bahsetmeliyim. Özellikle yazdığı önsöze emek verildiği çok belliydi. Fazlasıyla beğendim.