Çağla

Koca bir aile yapısında OKB tipi insanlar olduğunu düşünün. Biri inanç takıntılı, dağınıklığa ve yüzeysel temizlik tezgahın üstünde bulaşık kalmaması gibi sabit takıntıları var. Öteki tozlu eve katlanamaz. Yerde kıl istemez. Eşyaları düzenli, evi temiz ister. Bir diğeri dediği an yapmanı bekler. Ailede de hep bir sabırsızlık vardır. Biri bacağını sallarsan, bacak bacak üstüne atarsan takar.Soğuk su dolapta hazır etmezsen takanı olur. Buzdolabında az bir baksan "alacağını düşün ve sonra aç" diyip buzdolabını kapatan insanlar düşünün. Öteki düşündüklerini yazmana takıp silmeni ister. Bir diğeri sıcağa hiç gelemez. Manyak gibi her yeri açar böcek olsa bile. Kapatırsan kavga edersin. Bir diğeri yüksek sese takıntılıdır. Konuşmana gelemez. Kulağını kapatır ve bağırır. Biri sivilcene takar ve zorla ilaç sürdürüp zorla doktor randevusu alır sana. Öteki kilo aldığını durup dururken der ve yemeğine göz diker. Biri saçını yamuk bulur ve düzelttir diyip takar. Sonra kızınca susar. Acaba aslında herkesin OKB'si var ama dereceleri ve takıldıkları şeyler mi hepsinin aynı değil?
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zeki değilim. OKB hastasıyım. Sürekli düşünüp bir şeyler hakkında yazmam ve yeni şeyler üretmemi sağlayan şey bence bu hastalık. Öte yandan mükemmeliyetçilik hastalığın ana temeli. Bu yüzden çalışmalarımı yarıda bırakıyorum veya hevesim kırılıyor.
1000Kitap
OKB yüksek zekaya muhakkak sahip olmak demek değil ama yüksek zekaya sahip insanlarda takıntılar olabiliyor. Uykumda bile düşünüyorum. Zihnimin susturulmuş hali az. Yazmak, okumak, konuşmak ve sürekli analiz. Ama bence çoğu insan da böyle olabilir. İnsanlar her gün eleştiri yapabilir. Buna neden yüksek zeka dediklerini anlamıyorum. Mesela oyun oynayanlar da düşünmüyor mu? Ya dizi izleyenler? Onunla bununla sohbet edip yolda yürüyenler de zaten hiç düşünmüyor mu? Rüyasında bile düşünen yok mu? Bunlar normal olmalı. Yüksek zeka bence başka bir şeyle ilgili.
1000Kitap
OKB ve böcek fobili bu karışık sorunlarım yüzünden "Masumlar Apartmanı" dizisindeki Safiye gibi oldum. Sürekli sinirliyim. Evdekileri de kontrol ediyorum. Tamamen aynı değil. Temizlik takıntım aşırı değil ama böcek fobim takıntımı arttırıyor ve bu yüzden aşırıya kaçabildiğim zamanlar oluyor. Tüm evi her gün silmiyor ve her gün detay lavabo ve toz almak gibi şeylere girmiyorum. Benimki daha çok mutfak tezgahını, oturduğumuz yeri, masayı, sehpayı, yeri kırıntısız görmek. Pek mikropla ilgili değil. Elimi günde 5-6, bazen 8 kez yıkıyorum. İnsanın mikroba ihtiyacı olur ama pislik elimde en azından gördüğüm olmasın. Tam Safiye gibi değil dediğim gibi. Apartmanı çöp apartmana çevirdiğim yok. Aksine çöp görmeyi evde sevmiyorum. Kapının önünde çöpün kapağını kapatmayacak seviyeye geldiyse aşağı inip atıyorum. Kapıcıyı beklemem. Apartman aşırı pis ve kimse de el atmazsa 5 katlı bile olsa süpürürüm çünkü böcek sever bunu. Ayrıca görüntü olarakta katlanamıyorum pis apartmana. Evden çıkamıyorum evi kontrol etmekten. Dışarılarda çöp görüyorum. İnsanlara çöpünü çöpe atmadıkları için ayar olup arkasından beddua ediyorum. Belediye işini yapmayıp otları bile biçmediği, çöpleri de toplamadığı için çıldırıyorum. Şehri terk etmek istiyorum. Gidemiyorum. Dışarı çıksam bir de orada tonlarca böcek var. Mesela piknik sevmiyorum sırf bu yüzden. Ama AVM severim. Oralarda pek böcek görmüyorum. Sınıf severim. Oralarda de bu tip şeyler az oluyor. Ama böceklerin taladığı yerleri sevmiyorum. Kertenkele seviyorum. Onları öldürmem. Korkuyorum ama onlar evdeki böcekleri yiyecek. Bir işlevi var. Sayısı bir taneyse sorun yok yatağıma yakın değilse. Ama korkarım. Onu da istemem. Attırırım sonra. Minik örümcekler hem korkunç hem sevimli. Sayısı azsa sorun yok. Ağını bozmam bir süre. Ama nihayetinde yerde
1000Kitap
Bugün annem bana iş bulmuş. Bir iş yerini temizleyip müşteriye ürünleri gösterecekmişim. Yaş 24. Hiç işe girmedim. Hiç iş yapmadım. KPSS Önlisans'a 4 ay kalmış. 2 yılda girilen bir sınav. Zaten çalışmıyorsun. Yazın para kazan diyor annem. Aynısını babam ve erkek kardeşim de diyor. 90 puan ve üzeri alamayacağımı biliyorlar çünkü bende o azim ve ders başarısı şu an yok. Hatta o çalışma ortamı yok. Hafızam çöp. Matematik zaten yok. Bir Türkçe yapıyorum zaten. Ben tek kelimeyle sıçtım. Bu sene kazanamazsam daha fazla aile evinde kalmak istemiyorum. Bu evi kim temizleyecek psikolojisiyle işe giremiyor ve evden nadiren çıkıyorum. Ayrı eve de parasızlıktan çıkamıyorum. İşten gelince pis ve böcekli ev istemiyorum. Annem evi benim gibi dikkatli kontrol etmiyor. Bir bakıyorum sinekliği açık bırakıyor. Tekrar bakıyorum dış kapıyı açık bırakıyor. Evi her gün benim gibi elektrikli süpürge ile çekmiyor. Hem yemek hem onu her gün yetiştiremez. Şu anda da baktığı çocuk var parayla evde. Bazen annem pencereyi açıyor tam. Çocuk tele saldırıyor. Ben akşama kadar pencere ayarını yarıya getiriyorum. Çocuk bir şey döktü mü? Onu topluyorum. Ve işleri tam yapmasam da en azından her gün yerler ve mutfak tezgahı temiz oluyor. Etraf aşırı dağınık olmuyor. Anneme kalsa o çocukla akşama kadar çorba olur. Böcek geldi mi? Benim gibi kontrol etmez. Öldürmez pek. İlaç sıkmaz. Bunlar rutinim. Böcek fobim, yani takıntım var. Öte yandan ayağıma yerden bir şey yapışmasını sevmiyorum. Yerler tozlu ve kırıntılı hiç olmamalı. Şekerlik ağzı açıksa dolapta olmalı. Güneşlikler doğru zamanda kapatılmalı ve açılmalı. Bunları düşünmekten işe de giremiyorum. Tüm hayatım evde. Hiç aşağı aylardır acil durumlar hariç ve binde bir durum hariç çıkmadım.
1000Kitap