Çağla

Çift cinsiyetli iki canlı bile anne olmak istemiyor. Baba olmak için savaşıyor. Annelik çünkü daha zordur. Bunu hayvanlar bile biliyor. Bazı erkekler hâlâ anlamadı.
1000Kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Erkek arkadaşın olursa tırnaklarını boyayabilir. Küpe takabilir. Crop giyebilir. Önemli olan hangi küpeyi taktığı. Tırnağını nasıl boyadığı veya crobu nasıl giydiği. Tarzına ve bedenine uydurabiliyorsa severim. Daha önce kadın çizmesi giyen bir erkek arkadaşım olmuştu. Dar bir pantolonla kombin ediyordu. Dar pantolon hiç sevmiyordum. Fiziğine gitmiyordu çünkü hem üstü dar hem de altı dar giyiyordu. Hani düzgün bir kombinasyonu da yapmamıştı. Hoş görünmüyordu. O da bunu ben diyince değiştirmişti. Saçlarını uzun seviyordum. Sorun yüzünün saçları hem uzun hem de tamamen kökten yüzündeki bıyık ve sakal traşlı olduğu için fazla baby face olup cinsiyetinin anlaşılması biraz zor oluyordu. Ayrıca zayıftı boyuna göre. Gözleri de maviydi. Yüzü de zayıftı. Dövmeleri vardı. Sonra sakal ve bıyık bırakıp çok geniş olmayan ama daracık da olmayan bir paça pantolon giymeye başladı. Saçını da kısalttırdı. Öyle ki yanımdaki daha önce kadına benziyor diyen kadınlar bile bu değişime çok şaşırdı. Aslında benim o adama yaptığım en büyük hata olduğu gibi kabul etmeyip tavsiye vermemdi. Ben onu değil, kafamdaki onu seviyordum. Manga ve anime karakteri gibi tipi vardı. Ama şimdi anlıyorum. İnsanın estetik zevkleri oluyormuş. Onu kesinlikle değiştirmek yerine bana uyan birini baştan o zamanlar bulmalıydım.
1000Kitap
Kıyafetlerin cinsiyeti aslında yok.
Aşırı cinsiyetçi ilkel düşünüyorsunuz. Crop ilk kadınlar için değil, erkekler için tasarlanmıştı. Transparan kıyafetlerin de kadın olmakla ilgisi yok. Transparan kıyafetler tarihin en eski zamanlarında da erkeklerin giymesiyle ortaya çıkmıştı. Bu sahne kıyafeti. Mümkünse bu tip cinsiyete ve yönelime kıyafeti indirgeyenler bu tip insanlara yorum yapmasın bile. Cehalet dolu görünüyor. Sadece görsel olarak transparan veya crop tipi şeyler erkeklere gitmiyor deseydiniz anlardım. O kadarı estetik zevk. Karışamam.
1000Kitap
Bu sene anneler gününü kutlamadım. Tepki olunca sözde sadece anneminkini kutladım. Ondan önceki senelerde de anneme hiçbir şey bir iki günü saymazsak almadım. Annemin annem olması için bir kutlamaya ihtiyaç yok. Ona hediye almak veya süpriz yapmam için bir güne ihtiyacım yok. Herhangi bir gün de olabilir. Bir diğer şey annemin anne olmak dışında hakları var. Savunulması gereken yönlerini savunmadığın anneler günü gibi sahte bir günün ne önemi olur ki? Feminizmle ilgisi yok. Aslında hayatımın uzun bir süresi boyunca düşündüğüm şeydi. Sadece açıkça herkes bilmiyordu.Anneme her diyişimde "duygusuz" diyordu. "Odun"diyordu. Adını da konduramamıştım. Kadınlar gününde bir çiçek dağıtmakla, kadınlar günün kutlu olsunla kadınlar günü de anlamlandırılmış olmuyor. Haklar gündeme düşmeli. Kadınların haklarını savunmalı. Gündeme taşımalıyız. Kadın olmak için bir güne ihtiyaç yoktur ama hakları gündeme getirip ayaklanmak için ve geçmişteki kadın hakları ayaklanmalarını anmak için bir güne ihtiyaç vardır. Annelik kutsal diye diye babalığı unuttular. Anne olmayı kadına kaftan yapıp çocuk yapmakla kadın olmayı sınırladılar.
1000Kitap
Siz veganlar! Amacım düşüncelerinizi değiştirmek değil. Ama yine de bir şeyler söylemek istiyorum. Veganlığın temel amacının hayvansal ürünleri reddetmek olduğunu düşünüyorsak, yapay et kavramı felsefi açıdan tartışmalıdır. Ayrıca bitkisel bazlı olsa bile "vegan et" ifadesi de kavramsal olarak sorgulanabilir. Çünkü "et" kavramı birçok kişi için sömürülen, acı çeken veya öldürülen hayvanları çağrıştırır. Bu nedenle veganlığın savunduğu etik değerlerle ne kadar uyumlu olduğu tartışmaya açıktır. Bunun yanında, eğer mesele yalnızca hayvanların acı çekmesini önlemek, yaşayan bir canın öldürülmesini veya sömürülmesini engellemekse yapay et etik açıdan kabul edilebilir görülebilir. Ancak sorun hayvansal kökenli gıdaların kendisiyse, bu ürünler veganlığın bazı yorumlarıyla çelişebilir. Ben hayatım boyunca fleksitaryen bir yaklaşıma daha yakın oldum. İnsanların hayvanları sevip aynı zamanda et tüketebilmesini anlayabiliyorum; çünkü insan biyolojik olarak hepçil bir canlıdır. Ancak tamamen hayvansal ürün karşıtlığı üzerine kurulu bazı vegan argümanlarının kendi içinde tartışmalı yönler barındırdığını düşünüyorum. Örneğin bitkilerin bilinç sahibi olmadığından hareketle onların tüketimini sadece etik kabul edip, yalnızca hayvanların tüketimini ahlaki sorun olarak görmek bana yeterince ikna edici gelmiyor. Bu da bitki sömürgeciliği gibi geliyor tek tip bir beslenme. Bitkiler de canlı organizmalardır ve insanlar yaşamlarını sürdürürken kaçınılmaz olarak başka canlıları tüketir veya kullanırlar. Bu nedenle bana göre mesele, hiçbir canlıya zarar vermemek değil, verilen zararı mümkün olduğunca azaltmaktır. Fleksitaryenlik de tam olarak bunu hedefler: Beslenmenin büyük kısmını bitkisel kaynaklardan karşılayıp hayvansal ürün tüketimini azaltmak. Bu yaklaşım hem çevresel etkileri ve
1000Kitap