Engin Çetin

Engin Çetin
Biraz daha seversem ölüm süsümdür artık.
İnsanlar yakınlık varlıklarıdır [Nahwesen]. Fakat yakınlık mesafesizlik anlamına gelmez. Uzaklık onun içine kaydedilmiştir. Yakınlık ve uzaklık birbirine aittir. Böylece bir yakınlık varlığı olarak insan aynı zamanda bir uzaklık varlığıdır [Fernwesen]. Bu sebepten Kafka, uzaktaki bir insan düşünülebilir, yakındaki biriyse dokunulabilir, geri kalan her şey ise insan gücünü aşmaktadır demiştir. Dijital komünikasyon, her şeyi mesafesiz kılarak yakınlığı yok ettiği gibi uzaklığı da yok eder. Ötekiyle ilişki bir uzaklığı şart koşar. Uzaklık, Sen'in O derecesine alçalmamasını temin eder. Mesafesizlik çağında ilişki yerini mesafesiz bir temasa bırakmıştır.
Sayfa 62 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dijital komünikasyon insani ilişkilere ciddi zarar vermektedir. Biz bugün, gerçekten birbirimizle ilişki kurmadan her yerde birbirimize ağ aracılığıyla bağlanmış durumdayız. Dijital komünikasyon yaygın ve kapsamlıdır. Onda eksik olan şey yoğunluktur. Ağ aracılığıyla bağlanmak ilişki kurmak değildir. Bugün her yerde Sen, O tarafından yerinden edilmiştir. Dijital komünikasyon kişisel karşı karşıyalığı, yüzü, bakışı, bedensel mevcudiyeti yok etmektedir. Böylece ötekinin ortadan kayboluşunu hızlandırır. Aynının cehennemini yurt edinenler hayaletlerdir.
Sayfa 61 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Selfie, yazgı ve hikâye ile dolu insanın yok olmasını ilan etmektedir. Kendini oyuncul bir şekilde ana teslim eden bir yaşam formuna ifade vermektedir o. Selfieler yas tutmaz. Ölüm ve gelip geçicilik onlara temelden yabancıdır. Şu funeral selfies, yasın yokluğuna işaret eder. Kastedilen cenaze törenlerindeki selfilerdir. Tabut yanında neşeli bir şekilde kameraya sırıtılır. Ölüme doğru, sırıtkan bir Ben-varım savrulur. Fakat buna biz dijital bir yas çalışması adını da verebiliriz.
Sayfa 41 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Analog portreler bir tür natürmorttur. Kişiyi ifade etmek zorundadırlar. Kamera önünde bu sebepten imgemizi kendimizle uyumlu hale getirmek, onu kendimizin içsel imgesine yakınlaştırmak, ona parmaklarımızla dokunmak için çok çabalarız. Duraklarız. İçimize doğru döneriz. Bu sebepten analog fotoğraflar genelde çok ciddi gelirler bize. Pozlar da son derece örtüktür. Buna karşılık selfieler kişinin tanıkları değildirler. "Ördek suratı" gibi standartlaştırılmış yüz ifadeleri kişinin ifade edilmesine hiç müsaade etmez. Dışarı çıkartılmış bir dil ve kısılmış gözlerle herkes aynı gözükür. Kendimizi üretiriz, demek ki farklı pozlar ve roller içinde kendi kendimizi sahneleriz.
Sayfa 41 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
İnsan yüzü selfieler biçiminde gene fotoğrafı işgal etmiştir. Selfie, ondan bir face yapar. Facebook gibi dijital platformlar ise onu sergiler. Analog fotoğrafın aksine selfie, patlayıncaya dek sergilenme değeriyle doludur. Onda kült değeri tamamen kaybolmuştur. Selfie, sergilenen, aurası kaybolmuş surattır. Onda "hüzünlü" güzellik bulunmaz. Onu ayırt eden şey dijital bir neşeliliktir.
Sayfa 39 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu