"Seninle birlikte büyüyemeyen tüm o hayallerle beraber sen de hep o sakat geçmişinde kalıyordun. Biri bütün insanların yaşamak için gizlendikleri o düşleri diz çöktürüp, alnının ortasını hedefliyordu. Unutmanın kolay olduğu ülkelere sürgün yemiş, artık çırılçıplak olan tüm bu ruhlar; kötülüğün gammazladığı acı bir gerçek gibi sonunda yine bir aynayla karşı karşıya alıyordu soluğu. Bakıyordu aynaya; gözlerinden kanlar akıyor. Bakıyordu, hayallerin kanı parmak uçlarında. Bütün bir yaşam umudu, kuklası olduğu hayallerin ucuna keskin bir kancayla asılmış. Bütün gücünü kullanıp aynayı da kırsa, o kristal parçaları yine en derine batıyor ama vazgeçtiğimiz tüm hayallerin kanı mutlaka yerde kalıyordu."
"Bir insanın en büyük mücadelesinin yalnızca kendiyle olduğunu bilecek kadar çok okumuştum bu kitabı. Savaşın yalnızca kendine yenildiğin zaman bittiğini ve zafer diye bir şeyin aslında hiç olmadığını."