"Bir hayali ne kadar uzun zaman besleyip büyütürseniz ona yaklaşmak o kadar zorlaşır ama asıl zor olan onun gerçekleşeceğine olan inancınızdır. Hayal kurmaya o kadar alışırsınız ki gerçek olacak olma ihtimali sizi zorlamaya başlar. O hayalden başka tutunacak bir şeyiniz kalmayacağını bilirsiniz. Yolların sonunu bu yüzden ben de sevmem. Oraya vardıktan sonra gidecek yeriniz kalmaz."
"İnsanlar bu yüzden sırlara sığınır Nova. Onların bizi koruyacağı yanılgısına düşeriz ama hepsi sadece olacak olanı ertelemeye yarar. Gerçekler er ya da geç kapına dayanır. Herkesi kandırabiliriz ama zamana yalan söyleyemeyiz."
"Anlarımızdan bize kalanlar ateşin ardından kalan külleri anımsatıyordu. Onları rüzgâra atıp savurabilirdiniz ama bu sadece dağılmalarına neden olurdu, evrende hiçbir şeyin yok olmayacağı sonucuna bu şekilde varmıştım. Ama o külleri bir araya getirip yeniden o kâğıda ulaşamıyordunuz. Bu da bana izleri anımsatıyordu. Geri alamazdın, bir kez daha okuyamazdın ama yok edemezdin de."
"Ama yaşadığımız zamanda ve yaşadığımız hayatta doğru olan ne vardı ki... Doğrular ve yanlışlar gün geçtikçe anlamını yitiriyordu. Dahası anlamını terk ediyordu. Kimse artık doğrunun ne olduğunu önemsemiyordu. Doğrunun tek başına olması gerekmiyor muydu? Ama herkes kendi doğrusunu savunuyordu. Bu durumda neyin doğru neyin yanlış olduğunu nasıl bilebilirdik ki..."