Nihat Çapan

Nihat Çapan
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bu düşünceler, dinin işlevi üzerine derinliğine düşünüp taşınmaya yol açıyor. Madem insan daha ilkel din biçimlerine kolayca geri dönebiliyor, o halde günümüzde tektanrıcı dinlerin işlevi insanları bu tür gerilemelerden korumak değil mi? Tanrı inancı ata, totem ya da altın-buzağı tapınmacılığına karşı bir korunma değil midir? Açıkçası din, belirlenmiş idealleri doğrultusunda, insanın kişiliğine bir biçim verebilseydi bu soruların yanıtı evet olurdu. Ama tarihsel din önceden silahlarını bıraktı ve dünyevi güçlerle tekrar tekrar uzlaşmaya vardı. Din, günlük hayatta sevgi ve alçakgönüllülük pratiğinden daha çok belli dogmalarla ilgilendi. Dünyevi güçler dinsel idealin ruhuna saldırırken din, insafsızca ve bitmek tükenmek bilmeyen bir biçimde meydan okuyamadı; tam tersine çoğunlukla bu saldırılarda pay sahibi oldu. Kiliseler, On Emir ve Altın Kural’ın yalnızca sözsel olarak değil ruhsal olarak da temsilcileri olsaydı putperestliğe geri dönüşü önleyen etkili bir baskı unsuru olabilirlerdi. Ama bu bir kaide olmadığı için önümüzdeki soru din karşıtı bir bakış açısıyla değil, insan ruhu için duyulan kaygıyla sorulmalıdır: Dinsel gereksinimlerin bir temsilcisi olarak dine güvenebilir miyiz, yoksa ahlaksal yapımızın çöküşünü önlemek için bu gereksinimleri örgütlenmiş, geleneksel dinden ayrı mı tutmalıyız?
Felsefe
iki haftadır kitap kapağı kaldırmadım galiba sadece kışın kitap okuyabiliyorum