Mezopotamya'da ne doğa ne de toplum ilahi bir kozmosun, evrensel bir düzenin parçasıydı. (...) Oldukça erken döneme ait bir Sümer şiiri, teodise sorununu ortaya çıkarmaktadır. Şiirde, acı içindeki bir adam, tanrılara olması gerektiği gibi ibadet etmesine rağmen düşmanlarına yenilmiş olmaktan yakınmaktadır. (...) Acı çeken adam, tanrılara ibadet edenler acı çekerken, onları görmezden gelenlerin neden varlık içinde yaşadığını sorar. Arkadaşı onun elindekiyle yetinmesini ve mutlu olmasını diler, ama adam, tanrıların hiçbir yerde demonların yolunu kesmediğinden yakınarak cevap verir. "Tanrımın önünde eğildiğimde elime ne geçti?" diye sorar. Tıpkı Eyüp gibi, acı çeken adam da tatmin edici bir cevap alamaz.