Nida

Nida
@nidanurrrr
Okuma günlüğüm. Kitap arşivim. Düşünce havuzum.
İlahi Huzurda
Puan vermedi·224 syf.··
2024 7. kitabı
Önce biraz kitaptan bahsedeyim, sonra uzunca bir alıntı koyacağım çünkü bana kalırsa bu tarz kişisel gelişim minvalinde kitapların kişiye hitap edip etmediği en çok içinden bir pasajla anlaşılabiliyor. Kabir Helminski'den okuduğum ilk kitap. Gerçi bu kitabı ne zaman ve kimin önerisiyle aldığımı da hiç hatırlamıyorum. Seneler önce almıştım. Bu yaz, 27 Ağustos'ta da okumaya başlamışım, sonra kitabı evin içinde kaybettiğim için yarım kalmıştı, bu ayın başında ise buldum ve kaldığım yerden devam ederek bitirmiş oldum. Çeviriden kaynaklı mı bilmiyorum, yazar Amerikalı olduğu için İngilizce'den çevri olsa gerek, beni çok sıktı okurken, iç sesim kelimelere çok fazla tökezleyip takıldı. Akıcı bir şekilde okumaya kalktığımda ise anlamadığımı fark ettim ve bana kalırsa bu benden değil, kitabın dil ve anlatımından kaynaklandı. . Dünyanın bir matris olduğunu söyleyen kitaplardan biri. Bu tarz kitaplar beni kaygılandırıyor aslında. Yanlış anlamıyorsam şayet, dünya ve buradaki bedensel ve akli varlığımız (egomuz), Ruh'umuzun gelişimine katkı sağlayacak bir yaşam formundan başka bir şey değil. Dolayısıyla önümüzdeki olgunlaşma fırsatları yaptığımız birdizi seçimlerin içinde. İşte korkutucu kısmı da tam olarak burası benim için; ya yaptığım yanlış bir seçimle kendi kendimin gelişim potansiyelini harcamışsam? "Başka bir evrende, en güzel halinle... " diyor ya şarkı, ya öyle olmuşsa hakikaten de ben fark etmemişsem. Gerçi seçenekler ve fırsatlar bir değil elbette, birini kaçırsan öbürüne binebilirsin. Belki de sandığım kadar seçim şansım da yoktur hem. Belki kitapta anlatılanı da tam kavrayamamışımdır. Kitap kaygının da bir ego tezahürü olduğunu söylüyordu üstelik. Her şeyin başının ise sakinlik. Yani meditasyon. Yani içini dinleme. Kitapta beni en çok etkileyen cümle ise bir tanım
2024 Okuma Raporları
İlahi HuzurdaKabir Helminski · Sufi Kitap · 202217 okunma
Nida
*alıntı* "Her şey, ilahi kanunlarca yönetilen Ruh'un matrisi içinde var olur ve gerçekleşir; her şey belli bir düzen içinde yerli yerindedir. İlahi kanunlara dair ilmimizi artırmak, yaradılışımıza uygun var oluş amacımızı ve önümüzdeki olasılıkları bulmamıza yardımcı olur. Yaratıcı Güç'ün rehberliğini ne kadar çok hissedersek o kadar fazla kendiğilinden hizmette oluruz. Bugünün dünyasında birçok insanın bu bağlantıyı kurabilmesi için yavaşlaması gerekmektedir. Bazı insanlar yavaşlamak için bir dakikasını, kimileriyse bir ömürlerini ayırırlar. Birçok insan meşguliyeti hayattaki başarıyla eşdeğer tutar ve kendi kalplerindeki sükunet noktasından kaçarlar. O sükunet, hakiki hizmetin geldiği kaynaktır; ona bağlandığımızda hizmet İkinci doğamız halini alır. Neden Ruh'un matrisi içinde olduğumuzu hemen şimdi kabul etmeyelim? Şayet içindeysek, kaygılanacak neyimiz var? Hak, özünde şefkatli ve bağışlayıyıcı değil midir? Görünürdeki kaos, düzenin üzerine örtülmüş ince bir örtüden başka nedir ki?" *alıntı*
Reklam
Meyve kurdunu ilk kez elmamın içinden çıktığında görmüştüm, kalorifer peteğinin önünde akşamdı, iğrenmemiştim ama çocuk kafama çok komik gelmişti. İrkilesi beyazlık, histerik bir neşe ve ürkütücü gizem. Bu resmi görünce de öyle hissettim. Küçük Prens'le ise bir alakası yok, onu henüz okumadım :)
Düşünce
Nida
Beyin ne tuhaf organ, resimdeki kırmızılık üstünde küçük prensi elma kurduna benzetmiş ve oradan elma kurdunu gördüğüm ilk anıyı çekmiş getirmiş. Ama daha da tuhafı, elma kurdunu ilk gördüğüm o çocuk ben, sanırım az çok bu resimdeki küçük prens gibi görmüştü onu. Sevimli, tatlı falan :) ıyyyyy jxndjcjdj
Meyve kurdunu ilk kez elmamın içinden çıktığında görmüştüm, kalorifer peteğinin önünde akşamdı, iğrenmemiştim ama çocuk kafama çok komik gelmişti. İrkilesi beyazlık, histerik bir neşe ve ürkütücü gizem. Bu resmi görünce de öyle hissettim. Küçük Prens'le ise bir alakası yok, onu henüz okumadım :)
Düşünce
Nida
Bir yazıda iğrenme duygusunun sonradan geliştiği yazıyordu, bu nedense okuduğumdan beri zihnimi çok kurcalıyor. Sanki bundan ne çıkacaksa.
Reklam