geri dönmek çok sık çeliyor insanın aklını, unutmanın yolu mayın tarlası gibi bir şey. her şey sana onu hatırlatıyor, acaba yeniden denesek nasıl olur hissi yokluyor kalbini. “ bir mesaj mı atsam?” diyorsun. kapısına gitsem mesela, ne der? duramıyorsun yerinde. ama giderek uzaklaşıyorsun ondan. geri dönmek anlamsız bir hayale dönüşüyor bir noktada. umut bitince dönmenin pek bir anlamı kalmıyor.
Ona anlatamazken her şeyin ne kadar anlamsız olduğu hissiyle baş başa kalıyordum. Özlem kimseye anlatamayacağım bir genişlik ve biçimdeydi, onu neredeyse bir hırka gibi giymiştim üstüme, hücrelerime dek hissettiğim tek başınalık duygusu her neyle uğraşırsam uğraşayım bir yerden kafasını uzatıp kendisini habire hatırlatıyordu bana.