“Aslında hep aynı şeyleri yazıp duruyoruz. Hasta mısın diye soruyorum sana, sonra sen aynı şeyi soruyorsun, ben ölmek istiyorum, sonra da sen, önce ben pul istiyorum, sonra da sen, ben senin karşında küçük bir oğlan çocuğu gibi ağlamak istiyorum, sonra da sen istiyorsun küçük bir kız çocuğu gibi benim karşımda. Ve bir kere, on kere, bin kere ve her zaman senin yanında olmak istiyorum, sen de aynısını söylüyorsun. Yeter, yeter…”